Rize’de Şapka İsyanı 1925

Cumhuriyetin ilanı ile birlikte çağdaşlaşma yolunda önemli adımlar atılır. Bunlardan biri de kılık ve kıyafet alanında yapılan değişikliklerdir. Özümüze bağlı kalarak çağdaş bir toplum yaratmak. Yeni gelişmelere açık, medeni dünya ile iletişim kurabilecek ve gelişen teknolojiye uyum sağlayabilecek bir toplum. Bunun için bir dizi inkılâp hareketlerine girişilir.

Yeni Türk devletinin öncüleri geleceğin dünyasında da hür ve bağımsız kalabilmenin temel taşlarını koymak zorundadırlar.25 Kasım 1925’te TBMM Şapka kanunu kabul eder. Aralık ayı başından itibaren de Erzurum, Rize, Giresun, Maraş, Kayseri, Konya ve daha bazı merkezlerde şapka kanunu aleyhinde toplantı ve gösteriler başlar.

  • Şapka istemiyoruz! Gavur kılığına girmeyiz.

İlimiz Güneysu ilçesi Ulucami önünde toplananlar, jandarma karakolunu basarak işgal ettiler. Rize’den gönderilen müfreze etkili olamadı. Vali Hurşit Bey telgraf başında Ankara’ya,

  • Rize ayaklanmıştır! Süratle tedbir!.. mesajını çeker.

Bu harekete toplam 180-200 kişinin katıldığı söylenir. Milli Mücadele ve Cumhuriyetin ilk döneminde olduğu gibi Rize’ye de İstiklâl Mahkemesi gönderilir. Bu mahkemelerin kararı kesin olup temyizi yoktur. Rize’de kurulan İstiklâl Mahkemesinin üyeleri şunlardır.

  • 1-Mahkeme Reisi, Afyon Mebusu Ali Çetinkaya
  • 2-Mahkeme Üyesi, Gaziantep Mebusu Kılıç Ali
  • 3-Mahkeme Üyesi; Aydın Mebusu Reşit Galip
  • 4-Mahkeme Üyesi, Rize Mebusu Ali Zırh

10 Aralık 1925 günü başlayan yargılama 14 Aralık günü sona erer. Karar, Yargılanan 143 sanıktan,

  • 8 Kişi idam
  • 14 Kişi 15 yıl Hapis
  • 22 Kişi 10 yıl Hapis
  • 19 Kişi 5 yıl Hapis
  • 80 Kişi Beraat

İdama mahkûm olanlar şunlardır.

  • 1- Hareketin lideri olarak kabul edilen Ulucami İmamı Hafız Şaban Hoca (Şaban Koliva)
  • 2- Mahalle Muhtarı Tarakçıoğlu Yakup Çavuş (Yakup Peçe)
  • 3- İslahiye Köyü İmamı Hacı Haşan Efendi
  • 4- Jandarma Karakolunu basan Belediye Bekçisi Kadir Koliva
  • 5- Muhammet Peçe
  • 6- Hafız Mahmut Kamburoğlu
  • 7- Nakşi Şeyhi Şeyh Numan Sabit Efendi. (Sabit Tarakçıoğlu)
  • 8- Hasan Külünkoğlu

Bu olayla ilgili olarak yargılananlar arasında Merkez Camii İmamı Hafız Kâmil ile, medreselerin açılması ile ilgili dilekçeyi yazan Rize Asliye Mahkemesi Başkâtibi Hafız Osman Efendi ile kardeşi Avukat Hulusi Bey 1933 yılında çıkan bir aftan yararlanarak serbest kaldılar. Yargılamadan iki saat sonra idam hükümleri infaz edildi. 14/15 Aralık 1925. İdamlar Dalyan Camii önünde, deniz kenarında (bugün kü Tedaş binasının önünde) yapılarak aynı yere gömülür ve 3-4 ay sonra da ailelerine verilirler.

Bu isyan sırasında Rize’ye gelen Hamidiye Kruvazörü isyancıları korkutmak için kuru sıkı birkaç top atar. Ancak Hamidiye’nin bu top atışları daha sonra Rize fıkralarına konu olur ve ;Atma Hamidiye Atma, Vergi da vereceğuk, Şapka da Giyeceğuk denir.

Kaynak: Ali Taşpınar Rize Tarihi

15 yorum

  1. biraz eksik yazmişlar sadece şapkaya karşi çikmamişlar cumhuriyetide tanimamişlar ve vergi vermeyeceklerini söylemişler ayrica valiliğida basip ele geçirmişler bu isyancilar silahliydilar baskinlarda bir çok asker oldurduler asker öldürmeden karakolu ve valiliği ele geçiremezsin yani çatişma çikmadan bu işler olmaz

  2. o dönemde yaşananları o dönemin şartlarında değerlendirmek lazım gelir.
    düşünün onca mücadele sonunda yeni bir rejim yeni bir devlet kurulmuş ve bazı kesimlerden doğal olarak tepki geliyor rejimi tehlikeye atacak ayaklanmalar oluyor 500 seneden fazla osmanlı ve padişahlıkla yönetilmiş cahil bir toplumu düşünün en güçlü silahları din,ilime teknolojiye gavur icadı deyip karşı çıkan okur yazarlığı olmayan bir toplumdan bahsediyoruz.cumhuriyet aleyhine çıkacak en küçük bir kıvılcımın dalga dalga yayılması kaçınılmaz olurdu.rejimin selamati açısından en küçük taviz dahi verilmemiştir.istiklal mahkemelerinin kuruluş amacıda buydu zaten.o günkü şarlarda devrim kanunlarına karşı çıkanlara taviz verilseydi türkiye cumhuriyeti asla yaşayamazdı diye düşünüyorum.

  3. o zamanlar devlet vardı. İsyan edip asker öldürenleri açılım yapıp kırmızı halı ile karşılamıyorlardı.Haksızlıkla öldürülen varsa Allah rahmet eylesin. İsyancı iseler Allah hak ettiklerini versin.

  4. Cumhuriyet bu ülkeye demokrasiyi 1950’de getirmiştir. demokrasiyi halka çok görenlerin insani yaşama olgusundan anladıkları istiklal, mahkemeleri, idam, soyadı kanunu(gayrimüslimlerin daha kolay izini kaybettirebilmek için), tarihimize ait herşeyi inkar.. Tarihimizi biz yazmadık ingiliz yahudisinin yazdıklarını tarih olarak kabul etmiyorum. gerçek kahramanlarla bu ülken kesinilikle bir gün tanışacaktır….

  5. YOBAZLIK KANINDA VARSA SENELER GEÇSEDE TORUNLARI O YOBAZLIKTAN VAZGEÇEMİYOR.DEVRİM YAPILDIYSA UYACAKSIN UYMAZSAN CEZASINI ÇEKECEKSİN…BU İSYANCILARIN ARASINDA ERDOĞANINDA ATALARININ OLDUĞU SÖYLENİYOR..ARAŞTIRIP BULACAĞIM..

  6. şapka giyilmiyor diye insanlar idam ediliyor hani bu cumhuriyetin lailkliği özgürlüğü hani kılık kıyafet özgürlüğü vardı hani çok medeniydiniz hani nerdee o takmaya zorladıgınız şapkayı şimdi 90 yaşındaki moruklar giyiyo ve gülünç duruma düşüyolar değermiydi okadar insanı katletmeye.

  7. istilal mahkemeli yerinde mudahaleler ederek bu cumhuriyet in onurunu kurtarmistir.bugun bu mahkemelere yeniden ihtiyac vardir .ama bu mahkemeleri kuracak bagimsioz vatan evlatlari ve ikdidar gucu yoktur.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.