Rize’de Şapka İsyanı 1925

Özümüze bağlı kalarak çağdaş bir toplum oluşturmak. Yeni gelişmelere açık, medeni dünya ile iletişim kurabilecek ve gelişen teknolojiye uyum sağlayabilecek bir toplum.

Ancak çıkartılan şapka kanunu özümüzle alakası olmayan ve çağdaşlık ile yan yana getirilemeyecek bir düzenleme idi.

Bunun için bir dizi inkılâp hareketlerine girişilir. Ancak bu inkılaplara Rize’li kültürüne uymadığından karşı çıkar. Çünkü Şapka  avrupa kültürünün bir simgesidir. Sarık ise İslamın simgesi idi. İslamın emir gördüğü sarık çıkartılıp Avrupanın şapkası takılacaktı. Rize’li alimler bunu kabullenemedi.

Yeni Türk devletinin öncüleri 25 Kasım 1925’te TBMM Şapka kanunu kabul eder. Aralık ayı başından itibaren de Erzurum, Rize, Giresun, Maraş, Kayseri, Konya ve daha bazı merkezlerde şapka kanunu aleyhinde toplantı ve gösteriler başlar.

  • Şapka istemiyoruz! Gavur kılığına girmeyiz. 

İlimiz Güneysu ilçesi Ulucami önünde toplananlar, jandarma karakolu önünde protesto yaptılar. Rize’den gönderilen müfreze etkili olamadı. Vali Hurşit Bey telgraf başında Ankara’ya,

  • Rize ayaklanmıştır! Süratle tedbir!.. mesajını çeker.

Bu harekete toplam 180-200 kişinin katıldığı söylenir. Milli Mücadele ve Cumhuriyetin ilk döneminde olduğu gibi Rize’ye de İstiklâl Mahkemesi gönderilir. Bu mahkemelerin kararı kesin olup temyizi yoktur. Rize’de kurulan İstiklâl Mahkemesinin üyeleri şunlardır.

  • 1-Mahkeme Reisi, Afyon Mebusu Ali Çetinkaya
  • 2-Mahkeme Üyesi, Gaziantep Mebusu Kılıç Ali
  • 3-Mahkeme Üyesi; Aydın Mebusu Reşit Galip
  • 4-Mahkeme Üyesi, Rize Mebusu Ali Zırh

10 Aralık 1925 günü başlayan yargılama 14 Aralık günü sona erer. Karar, Yargılanan 143 sanıktan,

  • 8 Kişi idam
  • 14 Kişi 15 yıl Hapis
  • 22 Kişi 10 yıl Hapis
  • 19 Kişi 5 yıl Hapis
  • 80 Kişi Beraat

İdama mahkûm olanlar şunlardır.

  • 1- Hareketin lideri olarak kabul edilen Ulucami İmamı Hafız Şaban Hoca (Şaban Koliva)
  • 2- Mahalle Muhtarı Tarakçıoğlu Yakup Çavuş (Yakup Peçe)
  • 3- İslahiye Köyü İmamı Hacı Haşan Efendi
  • 4- Jandarma Karakolunu basan Belediye Bekçisi Kadir Koliva
  • 5- Muhammet Peçe
  • 6- Hafız Mahmut Kamburoğlu
  • 7- Nakşi Şeyhi Şeyh Numan Sabit Efendi. (Sabit Tarakçıoğlu)
  • 8- Hasan Külünkoğlu

Bu olayla ilgili olarak yargılananlar arasında Merkez Camii İmamı Hafız Kâmil ile, medreselerin açılması ile ilgili dilekçeyi yazan Rize Asliye Mahkemesi Başkâtibi Hafız Osman Efendi ile kardeşi Avukat Hulusi Bey 1933 yılında çıkan bir aftan yararlanarak serbest kaldılar.

Yargılamadan iki saat sonra idam hükümleri infaz edildi. 14/15 Aralık 1925. İdamlar Dalyan Camii önünde, deniz kenarında (bugün kü Tedaş binasının önünde) yapılarak aynı yere gömülür ve 3-4 ay sonra da ailelerine verilirler.

Bu isyan sırasında Rize’ye gelen Hamidiye Kruvazörü Rize’yi top atışına tutarak bombalamıştır.

25 comments

aziz

masum insanlar asılmiş

Furkan

Ben bu olaya insanlık namına bakıyorum . Kavuk gitti fes geldi . Fes gitti şapka geldi . Şapka gitti kısa saç getirdiler yeter artık başımıza gelenler dilinizi çekin kılığımızdan kıyafetimizden

Hayret!

Bazı yorumları okurken dehşete düştüğümü belirtmek isterim. Aklıma iki ihtimal geliyor. Birincisi ya bunları yazanlar bu vatanın evladı değiller ve kasıtlılar. İkincisi ise bizim kendi vatandaşımız, kardeşimiz ama kör kütük cahiller. Askeri cepheye götürürken haydi şehadete diyeceksin, cepheden gelince dinini özgür bir şekilde yaşayamazsın diyeceksin..
Cumhuriyetin onurundan bahseden arkadaşa sesleniyorum. Onurunuzu masum insanların katline mi borçlusunuz; Ne onur ama. Herkesin elde etmek isteyeceği cinsten.. Biri de çıkıp devrim yapsa ve Türkiye krallık haline gelse ona uymayanları da yobazlıkla suçlayacak mısınız acaba? Kimse küpe takmayacak deseler mesela ve küpe takan erkek kız alayını assalar? O zaman da onur kurtarmaktan bahsedebilir miyiz?
Sloganların kölesi olmuş, hayatı duyduklarından ve gördüklerinden ibaret sanan yurdum insanına sesleniyorum. Ecdad bu kadar mı hatalıydı? Asıllarımız 3 kıtaya nasıl hükmetti? Biz harf inklabını yaparak 600 yıllık kitap ve bilgi birikiminden yeni nesilleri nasıl mahrum ettik? 200 000 kelimeden 30 000 kelimeye nasıl düştük? Bugün japonya muasır medeniyetlerin zirvesinde olsa alfabemizi japonca mı yapacağız? Doğru ve İyi olduğu bariz olan hangi rejim, eskiye dair kitapların okunmasını yasaklar.. Bizim düşüncelerimizi bile şekillendirdiler beyler. Öyle sloganlar koydular ki eğitim sistemimize, kitaplarımıza, basına medyaya artık gerisini siz sayın. Aksini söylemeyi bırakın, Aksine inanmayı da bırakın, Aksini düşünmek bile suç haline geldi.. Padişahlara sövmek Cumhuriyetçilik, Türk’ün Türkten başka dostu yoktur Milliyetçilik, Dedemin giydikerini hakir görmeye İnklapçılık.. Neyse uzatmayacağım artık siz anladınız beni.

ercan bıyık

bu olayları çok iyi birşey miş gibi yorum yapan şahıslar devir tersine döndü .çok hayal kurarsanız daha ama nafile allah büyük size o fırsatı bir daha vermeye hayali kuranlar şimdi silivride bitmeyecek safak sayıyor

Anonim

o zamanlar devlet vardı. İsyan edip asker öldürenleri açılım yapıp kırmızı halı ile karşılamıyorlardı.Haksızlıkla öldürülen varsa Allah rahmet eylesin. İsyancı iseler Allah hak ettiklerini versin.

naim

yaşasın zalimler için cehennem

bedirhan

nezamandan beri kültürlerimizi yaşamamız yobazlık oluyor be camala

kaktüs

Cumhuriyet bu ülkeye demokrasiyi 1950’de getirmiştir. demokrasiyi halka çok görenlerin insani yaşama olgusundan anladıkları istiklal, mahkemeleri, idam, soyadı kanunu(gayrimüslimlerin daha kolay izini kaybettirebilmek için), tarihimize ait herşeyi inkar.. Tarihimizi biz yazmadık ingiliz yahudisinin yazdıklarını tarih olarak kabul etmiyorum. gerçek kahramanlarla bu ülken kesinilikle bir gün tanışacaktır….

Mehmet

Sevgili Orhan,
Rahmetli Hasan KULUNKOGLU oncelikle vatan icin mi, yoksa oncelikle din icin mi savasmis di?

Orhan

Annemin dedesi Hasan Külünkoğlu ALLAH cc ondan razı olsun,
onlar din vatan için düşmana karşı şavaşmışlardı, ama düşman masada galip geldi.

tolga

şapka giyilmiyor diye insanlar idam ediliyor hani bu cumhuriyetin lailkliği özgürlüğü hani kılık kıyafet özgürlüğü vardı hani çok medeniydiniz hani nerdee o takmaya zorladıgınız şapkayı şimdi 90 yaşındaki moruklar giyiyo ve gülünç duruma düşüyolar değermiydi okadar insanı katletmeye.

yusuf

istilal mahkemeli yerinde mudahaleler ederek bu cumhuriyet in onurunu kurtarmistir.bugun bu mahkemelere yeniden ihtiyac vardir .ama bu mahkemeleri kuracak bagimsioz vatan evlatlari ve ikdidar gucu yoktur.

Anonim

geçmişte olmuş hataları bilelim ama b unu düşmanlığa dönüştürmek doğru değil.

ibrahim diyarbakırlı

yazıklar olsun bu milletin haysiyetiyle oynayanlara, ve onlara alkış tutanlara.

metin

bende bu olayı duymuştum rize de

Yorum gönder

You May Have Missed