Rizede Fıkra Gibi Olaylar

Kıvrak zekalı Karadeniz insanı, gerek yorumlarıyla , gerek başlarına gelen olaylara getirdikleri pratik çözümlerle,
mizahçılara taş çıkartıyor.
Hepsi gerçek olaylar

Kıvrak zekalı Karadeniz insanı, gerek yorumlarıyla, gerek başlarına gelen olaylara getirdikleri pratik çözümlerle, mizahçılara taş çıkartıyor. Fatih Sultan Kar’ın hazırladığı Yaşanmış Rize Fıkraları kitabında yer alan ilginç olaylar, duyanları kahkahaya boğuyor. İşte, fıkra gibi gerçeklerden bazıları…

* Rize eski Milletvekili Fuat Sirmen, bir gün TBMM’de yaptığı bir konuşmada, ”Milletvekillerinin yarısı aptaldır” deyince Meclis’te milletvekillerinin tepkisini çekmiş. Tepkiler üzerine tekrar söz alan Sirmen, kürsüye çıkarak bu kez ”Meclis’tekilerin yarısı akıllıdır” demiş.

* Rizeli Turgay Civelek, aldığı 30 kiloluk buzağıyı, evinin altındaki ahırda beslemeye başlamış. Aradan 14 ay geçtikten sonra 30 kiloluk buzağı tam 240 kiloluk bir boğa olmuş. Talihsiz boğa, ahırda mahsur kalmış.

* Rize Belediyesi’ne ait 100. Yıl Parkı’nın havuzundaki sazan balıkları, sarhoşlar tarafından çalınıp yenilmiş. Bunun üzerine dönemin ANAP’lı Belediye Başkanı Hızır Hop, telsizle Park ve Bahçeler Müdürü’ne, ”Sazanları yediler, parktaki kazları koruma altına alalım” diye seslenmiş.

* Rizeli Tahsin Tuzcu at yarışına çok meraklıymış. Kaybedince, ”Burun farkıyla kaybettim” dermiş. Bir gün eşi dayanamamış ve ”Oy senin burnuna ne diyeyim. Uzun burunlu bir at bul” diye sitem etmiş.

* Rize eski Belediye Başkanı Ekrem Orhon, dönemin valisi ile gezintiye çıkmış. Vali sohbet sırasında, eşini kaybeden Orhon’a ”Üzülme, sana anamı veririm. Onunla evlenirsin” diye takılmış. Üzüntülü başkan da valiye, ”Ananı almak bir şey değil de, koca valiye ‘Oğlum’ demek biraz ağır gelir bana” diye cevap vermiş.

Ne zamanun Fadimesi
Çanava’dan Lıkooğlu Hanife hala yüz yaşına gelmişti. Bir gün 75 yaşındaki kızı Fadime ölünce kulağına bağırırlar:
– Hanife hala Fadime öldü.
– “Eeee. Elbet ölecekti. Ne zamanun Fadimesi” der ve ağlamaz fakat kocasının ölümü haber verilince çok üzül ür.
– Bu kadar yıl doyamadın mı? diye soranlara da cevap olarak:
– Çorba mi idi ki doyaydum?

Osman amca kısa kes
Kaçkar TV’de atma türkü yarışmasının yapımcılığını ve sunuculuğunu yapan Osman Efendioğlu hem faks hem de telefonla gelen isteklere cevap vermektedir.
Yine bir akşam program normal süresini hayli aşmıştır. Ana kumandada çalışanlar bir not yazarak uyarmak isterler:
– Osman amca kısa kes, eve gideceğiz Efendioğlu istek sandığı notu alır ve konuk müzisyenlere dönerek canlı yayında okur:
-Evet arkadaşlar, “Osman amca kısa kes, eve gideceğiz” bu eseri hanginiz seslendirecek?

Bir şey yapamaz mıyız
Çay TV Genel Yayın Yönetmeni Arif Akmermer, televizyonu adına açık havada bir müzik programı düzenleyecektir. Programın yapılacağı gün havanın nasıl olacağını öğrenmek için Meteoroloji Müdürünü arar:
– Hocam Salı günü hava nasıl?
– Yağışlı.
– Bir şey yapamaz mıyız?
Fatih Sultan Kar’ın hazırladığı Yaşanmış Rize Fıkraları kitabından alıntıdır….
Kolcuya Oyun

KAYNAK KİŞİ : Mustafa ÇUKUR Tunca Köyü Eski Muhtarı (ölmüş) DERLENEN YER : Ardeşen Tunca Köyü DERLEYENLER : Hızır KUYUMCU H.E.M. Müdürü
A. Paşa KABAOĞLU H.E.M. Müd. Yrd.

a) KOLCUYA OYUN
Köye devamlı kolcular (Kaçak tütünü takip eden kişi) gelir, köylüye karşı katı davranışlarda bulunur ve her seferinde eziyet ederlermiş. Yine günün birinde kolcular gelirler. Köylüyü cami avlusuna toplayarak sıkboğaz ederler. Tarladan dönen muhtar Mustafa Dayı bunları dinler ve yaklaşarak onları evine davet eder. Kolcular Mustafa Dayının kim okluğunu bilemezler. Davete de icabet etmezler. Çalışma kıyafeti ile değerlendirerek kim olduğunu da sormazlar. Akşam vaktine yakın bir zamanda geri dönüşlerinin mümkün olmadığını düşünen kolcular muhtarı sorarlar.

Köylüler de; muhtar, sizi davet eden kişi idi derler. Davranışlarından mahcup olurlar ve sorarak muhtarın evine giderler. Mustafa Dayı, davranışlarına ders olması için bir kurnazlık düşünür: Çeşitli yemekler hazırlatır. Sofraya önce lahana gelir ve düşük bir fiyat söylenir. Ardından her yemeğin fiyatı artırılarak sofraya konur. Kolcular işin ciddi olduğunu anlarlar ve ucuz buldukları lahanayı yerler ve susarlar.
Yatmaya sıra gelince saman yatak, post ve yün yatak gösterilir. Onlara da farklı fiyatlar konur.

Misafirler ucuz yataklar yeter derler ve onları tercih edip yatarlar.Sabah kahvaltısında da fiatlar verilir ve kahvaltı biter. Kahvaltı sonunda muhtar hesaplan çıkarır ve parayı ister. Ancak birinin parası yetişmez. Mustafa Dayı paranın peşin olduğunu söyler ve taviz vermez. Bunlar yal-vannca Muhtar: “Benim üst başım uygun olmadığı için selamımı almadınız, davetimi bile kabul etmediniz. Siz bizi kıyafetlerimizle değerlendirmeye kalktınız. Biz belki fakiriz ama gönlümüz zengindir. Bizi hakir görmeyin. Bu paralarınızı alın ve bu köylüyü de küçük görüp eziyet etmeyin” der ve onları uğurlar. Kolcular iyi bir ders aldıklarını düşünerek ayrılırlar.

Fadime Kız Çıkti
Delice Yakup’da mukallit insanlardan biri idi. Fadime kız çıktı fıkrası şöyledir:

Delice Yakup’un komşu kızı Fadime, uzun süredir dul yaşamaktadır. İkinci defa kocaya gider.

Gerdek gecesi sabahı Delice Yakup silahını çekerek bir kaç jarjur mermi atar. Herkes merakla acaba ne oldu. Biri gurbetten veya askerden mi geldi diye Delice’nin evine varırlar. Hayrola ne oldu derler. Delice Yakup:

– Daha ne olsun Fadime bu gece kız çıktı; der.

Ormancıya Oyun
Tunca köyüne sürekli uğrayan Ormancılar köylüyü rahatsız eder. Mustafa Dayı bunlara bir oyun oynamayı kafasına koyar. Ormancıların köye gelmesini bekler. Bir gün yine Ormancılar köye gelirler ve bir araziyi uzaktan takip etmeye başlarlar. Mustafa Dayı bir köylü kadını tepenin arka tarafına yollar ve mermi sesi gelince oğlum vuruldu! diye bağırmasını tembihler. Ormanıcılarm yanma gider, hatırlarını sorar ve sohbete başlarlar. Kadını yolladığı tepenin ön tarafında bulunan bir ağaca hedef tahtası koyar ve ormancıları nişan atmaya ikna eder. Ormancılar hedefe mermi atmaya başlayınca tepenin arkasındaki kadın “Oğlumu vurdular” diye bağırmaya başlar. Ormancılar önce şaşırırlar. Mustafa Dayı “Eyvah çocuğu vurdunuz, şimdi köylü sizi sağ bırakmaz” deyince Ormancılar daha da korkup Mustafa Dayı’dan yardım için yalvarırlar. Mustafa Dayı da ormandan aşağıya kaçmalarını, bir daha köye gelmemelerini tembihler ve onları kaçırır. Ormancılar senelerce Tunca Köyü’ne uğramaz olurlar.
(Rize Halk eğitim Yayınları Kültür Derlemeleri)

Parçalar Rizeye Düşecek(Kaçın)

Rize’de iki köy muhtarı, yörüngesinden çıkan ve Pasifik Okyanusu üzerinde imha edilen uydunun parçalarının dünya üzerine düşeceği açıklamasını, ”parçalar Rize’ye düşeceği” şeklinde anlayarak, cami hoparlöründen anons yaptırdı.

Yörüngesinden çıkan ve atmosfere girmeden önce Pasifik Okyanusu üzerinde imha edilen ABD uydusunun, toksin madde içerdiği belirtilen parçalarının dünya üzerine düşebileceğinin açıklanması üzerine, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, parçaların nereye düşeceğinin belli olmaması nedeniyle bütün valiliklere, vatandaşların duyarlı olması yönünde bir uyarı yazısı gönderdi.

Rize Valiliğinin, gelen yazıyı sağlık kuruluşlarına iletmesi üzerine bundan haberden olan merkeze bağlı Ambarlı ve Karasu köylerinin muhtarları, cami hoparlöründen anons yaptırdı.
Vatandaşların paniğe kapılmasına neden olan anonsun ardından, yazının yanlış yorumlandığı anlaşılınca, yeniden anons yapılarak, paniğe gerek olmadığı duyuruldu.

One thought on “Rizede Fıkra Gibi Olaylar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.