Rize’de Kalifçilik

Tarıma yönelik âdetler içerisinde mahsûlü koruma (Kalifçilik) âdeti önemli bir yer tutar. Öteden beri yöre halkının en önemli geçim kaynağım oluşturan başta mısır olmak üzere fasulye, patates, kabak gibi mahsûlün yabani hayvanlardan korunması büyük önem taşımıştır.

Özellikle mısırların koçan bağlayıp olgunlaşmaya başladığı Ağustos ayının başlangıcından itibaren mısırların hasat edilip ürünün alındığı Ekim ayı sonlarına kadar mısır bahçeleri ayı, domuz ve çakal gibi yabani hayvanlardan korunurdu.

Bunun için mısır bahçelerinin hakim noktalarında yüksek direkler üzerinde küçük kulübeler inşa edilir ve kalif denilen bu kulübelerde geceleyin bir veya ikişer kişi nöbetleşe bahçeyi gözetlerdi.

Sabaha kadar süren bu bekleyiş sırasında, yabani hayvanlar bahçeye girmesinler diye gürültü yapılır, teneke çalınır ya da zaman zaman silah atılırdı. Geceleyin sürekli uyanık kalabilmek için ateş yakılır, bu arada mısır, kabak, patates gibi mevsimlik ürünlerden pişirilir, sohbet ve espirilerle bütünleşen maniler kalif hayatına ayrı bir renk katardı.

Âdeta bir eğlence yerine dönen kalifteki bu bekleyiş, ortalığın iyice aydınlanıp hareketlilik kazanmasıyla sona erer, kalifte bekleyenler evlerine dönüp akşama kadar dinlenirlerdi. Karanlığın bastırmasıyla birlikte tekrar başlayan kalif hayatı, mısırın biçilerek hasat edildiği Ekim ayının sonuna kadar devam ederdi.

Ekim ayma doğru mısırlar olgunlaşınca orakla kesilerek koçan kısmı ile gövde ve yaprak kısmı ayrılır. Bu işleme “Biçim etmek” denir.

Bu nedenle yörede ekim ayına “Biçim ayı” da denilmektedir. Koçanı alınmış mısırın yapraklı saplan tarlanın uygun yerlerine dikilen yığın ağaçlarına diklemesine bağlanır. Bu nedenle, mısır tarlalarının ürün verimi yığm hesabı ile ifade edilir. 3 yığınlık, 6 yığmlık… vb. bahçe gibi.

Eve getirilen mısır koçanının püskül ve üzerindeki yapraklar alınır. Koçan yapraklarına yörede “Poçok” denilmektedir. Bu şekilde toplanan poçoklar bir yerde biriktirilir ve kış boyunca kazanlarda pişirilerek hayvanlara yiyecek olarak verilir.

Bu şekilde hazırlanan hayvan yiyeceğine de “Onvok” denilmektedir. Tohumluk olarak ayrılan mısır koçanlarının yaprak kısımlarının hepsi alınmayıp bir kısmı bırakılır. Bu şekilde ayrılan tohumluk mısır, bırakılan yaprakları yardımıyla ikişerli olarak birbirine bağlanıp kuruması için se-renderlere asılır.

Arta kalan kısım ise serenderlerin içerisine serilerek kurutulur. Mısırlar kuruyunca taneleri alınıp su değirmenlerinde öğütülür. Mısın alınmış koçana yörede “Kodvon” denmektedir ve daha çok yakacak olarak kullanılır.

Mısır tarlalannm etrafına yaklaşık birer metre arayla “Huçka Lobiyası” (Sırık Fasulyesi) ekilir. Fasulyeler biraz büyüyünce fındık veya komar çalısından elde edilen huçka (sırık) dikilir. Huçkalann yere iyice batmasını temin etmek için genellikle yağmurdan sonraki açık günler tercih edilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.