Rize Çocukluk Oyunları

Çocuk oyunlarını kız veya erkek, ferdi veya grup olarak ayırmak mümkündür. Bazı oyunlar kız ve erkek çocuklar arasında müşterekti.

Rize’de çocuk oyunları mevsimlere tabi idi. Kış aylarına ve yaz aylarına has oyunlar vardı. Kışın karlı ve buzlu günlerinde çocuklar uygun mekanlarda kar üzerine kayar ve bu kayma işi için genellikle namaz tahtaları veya buna benzer bir kayak kullanırlardı. Kartopu, kuş avcılığı, beştaş, dokuztaş, oniki taş gibi oyunlarla yüzük oynamak da kış aylarına mahsus oyunlardı. Kış sporlarından biri de parmak çekmek ve bilek güreşi yapmaktı. Bu eğlencelere zaman zaman büyüklerde iştirak ederlerdi.

Kar, önce güneşli yerlerden ve yolların üzerinden çekilir. Kar eriyip de kuruyan yollar ve evlerin avluları, miras oynamak için uygun birer mekan oluştururdu. Başka yerde mile denen bu küçük yuvarlak bilyelere Rize’nin bir çok yerinde “miras” denir. Miraslar, çocuklar tarafından taşlar yontularak yapılırdı. İyi bir miras düzgün ve ağır olmalı idi. Miras oyunu için belli aralıklarla kopçalar veya fındık kümeleri konurdu. (Üç fındık altta bir fındık üste olmak üzere fındık kümeleri oluşturulurdu) Fındık kümelerini veya hasmin mirasını vuran oyuncu bir sayı önde olurdu. Mirasları açılmış bir çukura düşürme şeklinde oynanan oyunlara “foli” denirdi.

Bahar gelince kız ve erkeklerin beraber veya ayn ayn oynadıkları lepe oyunları başlardı. Lepe olarak bir kiremit parçası kullanıldığından bazı mahellerde buna kiremit oyunu da denirdi. Her yerde olduğu gibi belli basamaklardan oluşan bir oyun sahası çizilirdi. Tek ayak üzerine seken oyuncu, lepeyi basamak basamak ilerleterek oyun çizgisinin dışına çıkarmayı başarmalıydı.

Dere veya deniz kenarlarında oynanan bir lepe oyunu daha vardı. Yassı ve uzun taşlar sıra ile dizilir ve bunlara beıii bir mesafeden lepe atışları yapılırdı. İki gruptan hangi gurup daha çok isabet kaydederse o galip sayılır ve mağlup olan ceza olarak diğerini belli bir mesafeden arkasına taşırdı.

Çelik-çomak oyunu. Bölgemizde bu oyuna “met-değenek” oynamak denir. Yenilen taraf çeliğin atıldığı en uzak mesafeden hasmını sırtında

taşımak zorundadır. Yaz boyunca oynanan oylunlardan biri “sek sek” oyunu bir diğeri ise “deve yürüyüşü” oyunu idi. Deve yürüyüşü oyunu, çatallı iki değneği takma ayak gibi kullanarak bu çatal ayaklarla yürümektir. Maharet isteyen bu yürüyüş bir kaç denemeden sonra öğrenilir.

Uçurtma yapıp uçurtmak da eski devirlerin bahar eğlencelimden biriydi. Bu gün her yanda elektrik ve telefon tellerinin bulunması, bu sporu yok denecek kadar azaltmıştır. Zaman neyi yok etmedi ki…

Oyuncak araba, oyuncak değirmen ve taktaka yapmak erkek çocukların yaz boyunca yapmayı sevdikleri oyunlardı. Arabalar ağaç tekerlekler kullanılarak yapılır ve çocuk bunu yaparken marangozluk sanatının inceliklerini de öğrenirdi. Oyuncak su değirmeni bir çark yapmakla başlar. Çark yapılınca bu çarkı tazyikli bir suyun döndürmesi gerekir. Yaz boyunca kolayca bulunan kabak yaprağı sapları oyuncak değirmenlere mükemmel bir oluk görevi görür. Akarsuların bolca bulunduğu memleketimizde oyuncak değirmeni çalıştırmak için hiç bir zorluk çekilmez.

Taktaka yine su ile çalışan bir oyuncaktı. 20×5 cm ebadında özel hazırlanmış iki tahta parçası bir taş üzerine peşpeşe kalkıp inerken sesler çıkarır. İşte taktaka budur. Taktaka denilen tahta parçalarını taş üzerine bir tokmak gibi indirip kaldıran iki kama yatay olarak dönen bir çarka rapdedilmiştir. Bu çarkı da yukardan akan bir su döndürür. Su aktıkça çark döner ve çark döndükçe taktaka malum sesleri çıkarır.

Erkek çocukların hoşlandığı oyunlardan biri de “dönecek” yapmaktı. Düz bir alanın ortasına bir kazık çakılır. Bu kazığa tam ortasından delinmiş üç kulaç boyunda bir kalas geçirilir. Kazığın ucu dönüşü kolaylaştırmak için yağlanır. Kalasın her iki ucuna birer çocuk oturunca kalası döndürürler. Çocuklar da kalasla beraber dönmüş olur.

Her yerde oynanan evcilik oyunu bir senaryoyu gerektirir. Bu oyunda görev alanlar aile bireyleri olarak bazı görevler üstlenirler. Şüphesiz ki evcilik oyununda yüklenilen roller zamanın icaplarına uygun olurdu. Nine rolunu alan beşik sallar, anneler mutfak işleri ile ahır işlerine bakar, erkekler eve odun getirir ve genellikle gurbette veya askerde olurlardı. Gurbetten veya askerden gelenler büyük bir sevinçle karşılanırdı.

ÇOCUK OYUNLARI

Her yerde oynanan evcilik, çelik-çomak, beştaş, birdirbir, ip atlama, mendil kapmaca, saklambaç gibi oyunlar Çayeli’li çocukların da sevip oynadığı oyunlardı. Bunların bir kaçını buraya yazmakla çocukluğumuzu bir daha yeniden hatırlamış olacağız.

a) SAKLAMBAÇ (Kuku)

Bir kişi tekerleme sayılarak ebe olur. Ebe olan belli bir sayıya kadar gözleri kapalı sayar, Diğerleri saklanırlar. Sayı bitince gözlerini açar, aramaya başlar. Bütün aramalara rağmen bulunamayan kişi “kuku” diyerek yerini işaret eder.

b) BEŞTAŞ

Daha çok kız çocuklarının oynadığı bir oyundur. Elindeki taşlan yere bırakıp onlardan birini alarak yukarı atar yerdeki taşlan birer, ikişer, üçer sallamadan toplamak gerekir. Sonunda beş taş bir kapılır. Kapılan taş sayısı kadar karşı tarafa sayı yazılır. Karşı taraf o sayıyı (Çiviyi) eksiltmeye çalışır.

c) KOVALAMACA

İki gurup olarak genellikle erkek çocuklar tarafından oynanır. Guruplar karşılıklı olarak kendi aralannda el ele tutuşur. 20 m kadar uzakta bir çizgi çekilir veya işaret konur. Oraya kadar bir guruptan koşan kişiyi, ikinci guruptan aynı anda koşmaya başlıyan kişi yakalamaya çalışır. Yakalanan çocuk oyundan çıkar. Oyuncular bitinceye kadar böyle devam edilir. Bir gurup bitince o gurup yenilmiş olur. İkinci oyun da ikinci guruptan başlanır.

d) MENDİL KAPMACA

Kovalamaca oyununa benzer. 20 metre kadar uzakta, bir çocuk elinde bir mendil olduğu halde durur. İki guruptan aynı anda çıkan oyunculardan önce giden mendili alır. Diğerine yakalanmadan gurubuna geri gelir. Ve mendili arkadaşına verir. Koşarak mendili ilk tutan kişinin arkasından dolaşarak kendi arkadaşına verir. Karşı guruba yakalanmamaya çalışır. İki ayrı mendille, en erken koşuyu bitirme şeklinde yapılanı da vardır.

e) BİRDİR BİR

Erkek oyuncular tarafından oynanır. Birdirbirde bir kişi ellerini dizlerine koyarak eğilir, diğerleri onun üzerinden atlar. Herkes rahat atlıyabiliyorsa biraz daha yükselmesini isterler. Atlıyamayan eğilir, bu defa onun üzerinden atlarlar.

f) KİREMİT OYUNU VEYA AYNALI

Bu da daha çok kız çocuklarının oynadığı bir oyundur. Düz bir kiremit veya taş parçasıyla oynanır. Yerde büyük bir dikdörtgen çizilir. Sekize bölünür. Tek ayak üzeri sekerek kiremit parçası ayakla çizgilerin üzerine gelmeyecek şekilde itilerek oynanır. Çizgiye basan veya kiremiti çizginin üzerinde kalan yanar.

g) İP ATLAMA

Bu oyun da kız çocukları tarafından oynanır. Bir ipin iki ucundan iki kişi tutar. İpi sallayarak çevirir. İp, havaya sıçrayan oyuncunun ayaklan altından geçer.

h) KULE OYUNU

Bu oyun genelde yaylalarda oynanırdı. Oyun şöyledir: Bir düzlükte 20-25 m. ara ile karşılıklı iki taş konur. Taşların yüzleri bir birine bakar ve takriben 20-25 cm2 ebadında olurlar. Oyuncular iki guruba ayrılırlar. Herkes kendi tarafındaki kule taşından karşı tarafın kule taşma elma büyüklüğünde taşı nişan alarak atar. Vuran taraf oyunu kazanır. Diğer tarafın oyuncusu veya oyuncuları gelir yenen kişi veya kişileri yüklenir karşı kuleye getirir, hiç aşağı koymadan geriye kendi kulelerine getirir ve böylece oyun devam eder. Bu oyunu genelde erkek çocuklar ve gençler oynarlar.

i) MET-DEĞNEK OYUNU

Genelde yaylalarda zevkle oynanan met-değnek oyununa kısaca met oyunu denir. Met oyunu oynamak için bir met b, de k lazımdır. Değnek bilinen değnektir. Genelde fındık odunundan veya yaylaların ormanında yetişen yöresel ismi “cencu” olan bitkiden yapılır. Met de aynı odunlardan veya komar odunundan yapılır. Değnek (bir Met) 1 m boyunda 2,5 cm çapında olur. Met ise yaklaşık 20 cm boyunda 2 ucu ters istikamette yontulmuş 1,5-2 cm çapında olur.

Met oyunu oynamak için oyuncular ikiye ayrılır. Eğer oyuncular eşit değilde bir kişi fazlalık ise o oyuncu “fudala” denen oyuncu olur ve her iki taraf içinde oyun oynar.

İkiye ayrılan oyunculardan biri dağlara çıkar, diğeri “foli” de kalır. Bunu gerçekleştirmek için mete değnekle vurulur, metin gittiği yere kadar sayılır. Kök mü tepe mi diyerek mete kadar değnekle ölçülür. Değneğin hangi tarafı mete isabet ederse o tarafı isteyen folide kalır. (Yazımı kuramı)

Folide olan, meti foli denen hafif açılmış yarık üzerine uzatır. Değneğin tepesi ile meti atabildiği kadar ileri atar. Dağdaki adam da meti havada yakalamaya çalışır. Yakalarsa folideki oyuncu düşer. Havada yakalayamazsa meti folinin üzerine uzatılan değneğe vurmak için atar. Eğer atılan met değneğe vurursa folideki adam yine düşmüş sayılır. Ama dağdaki adam meti havada kapamaz, folideki değneğe vuramazsa folideki oyuncu oyunun fut vurma sırasına gelmiş olur. Fut şöyledir; met yere konur metin uçları yontulmuş olduğundan değnekle ucuna vurulunca havaya fırlar, havada mete vurulur ve met gidebildiği kadar gider bu işlem üç defa yapılır.

Oyuncu, metin en son gittiği yerden yürüyerek adımlarım foliye kadar sayar. Eğer adımlar 55’in üzerine çıkmış ise taliya denilen harekete sıra gelir, eğer sayılan adımlar 55’in altında ise önceki oyuna devam eder. Fut’ta 55’i geçmeye çalışır. 55’i geçen oyuncu taliya vurur. Taliya fut gibidir. Ancak mete bacaklar arasından vurulur. Met havaya kalkınca bacaklar arasından değnek çıkarılır, havada mete vurulur. Metin gittiği yerden dikilen değneğe met atılır. Eğer met değneğe değerse oyun yanar. Eğer met değneğe isabet etmezse oyunun kuralına göre ya bir çivi sayılır veya dağdaki oyuncuya hasmini sırta taşıma cezası verilir. Dağdaki oyuncu hasım oyuncuyu, metin gittiği yerden foliye kadar sırtında taşır ve oyun böylece devam eder.

j) ÜÇ TAŞ OYUNU

Genellikle üç taşla oynandığı için bu isimle anılmıştır. İki kişi ile oynanan bu oyunda, önce yere veya tahta üzerine aşağıda gösterildiği biçimde bir şekil çizilir. Oyuncular farklı renklerde üçer küçük taş veya nesne alırlar. Sırayla şekil üzerindeki düz veya çapraz çizgilerin üzerine dizmeye başlarlar. Bu oyunda kural, rakibin taşlarından üçünün de düz veya çapraz şekilde bir araya gelmesine mani olmaktır. Her oyuncu kendi taşlarını oyun sırası geldiğinde hamle yaparak yan yana getirmeye çalışır. Hamle yaparken düz veya çapraz yönde önü açık olması gerekir. Rakibinin veya kendi taşının üzerinden atlayamaz. Üç taşını da yan yana getirmeyi başaran oyunu kazanmış sayılır.

Kaynak: Rize Kültür Derlemeleri, Rize Halk Eğitim Müdürlüğü Yayınları.

2 thoughts on “Rize Çocukluk Oyunları

  1. Merhaba ben bir ödev hazırlıyorum.Bu ödev için çok uğraşıyorum bir tek burada doğru anlatılıyor. Bunun için çok teşekkür ederim… :) …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.