Hücre Nedir

Hücre bir organizmanın ince bir zar içinde protoplazma ve çekirdekten oluşan en küçük birliğidir. Hücreye göze de denir. Bitkisel ve hayvansal her organizma, hücre adı verilen yapı taşlarından oluşur. Hücre kendine özgü bir yaşamı olan en küçük canlı parçasıdır. Hücre doğar, beslenir, hastalanır, iyileşir, sonunda günler, haftalar, aylar ya da yıllar süren yaşam sürecini tamamlayarak ölür.

Hücrenin çok karmaşık bir yapısı vardır. Hücrenin sitoplaz-ma adı verilen canlı maddesini hücre zarı çevreler. En önemli bölüm olan çekirdek, hücrenin kalbine ya da beynine benzetilebilir. Çekirdek genellikle hücrenin ortasında yer alır. Çekirdeğin işlevi hücrenin yaşamını sürdürmek ve çalışmasını düzenlemektir. Çekirdek ölecek olursa, hücre de ölür.

Çekirdek ayrıca hücre ana maddesi içindeki birçok küçük organelin (santrozom, mitokondri, koful, retiküler sistem vb.) birbirleriyle uyumlu olarak çalışmasını sağlar. Vücudumuzda midenin, akciğerlerin, böbreklerin, dalağın vb. nasıl işelemleri varsa, hücrenin yukarıda belirtilen bölümlerinin de bunlara benzer görevleri vardır. Bir hücre kimyasal bakımdan içinde yağların, karbonhidratların, proteinlerin ve madensel tuzların erimiş olarak bulunduğu bir sıvı damlası gibidir.

Hücreler çok çeşitli biçimlerde olabilirler. Büyük bir çoğunluğu alyuvarlar gibi yumurta biçimli ya da küreseldir. Bunun yanısıra, mide hücreleri ya da meyve kabuğundaki hücreler gibi silindir biçimli; kas hücreleri gibi uzun; sinir hücreleri gibi dallı; deri ve çiçeklerin yapraklarm-daki hücreler gibi yassı biçimli hücreler de vardır. Hücrenin boyutları ise genellikle birkaç mikronluk büyüklüğe ulaşabilir (bir mikron bir milimetrenin binde birine eşittir.)

Hücreler yaşamları için gerekli olan maddeleri, içinde bulundukları ortamdan hücre zarı yoluyla alarak beslenirler. Hücre zarı etrafını* çevreleyen sıvının içindedir. Hücreler ürerler. Dolaylı ya da dolaysız üreme sonucunda ortaya çıkan yavru hücreler, kendilerini üreten ana hücreye benzerler. Dolaysız üreme, bölünme yoluyla olur.

Çekirdek uzar, sonra gittikçe derinleşen bir oyuk ile iki parçaya ayrılır. Çekirdek boğumlara ayrılır ve bölünürken, hücrenin kalan bölümü de boğumlanır ve bölünür. Böylece bir tek hücreden birbirinin aynı iki hücre oluşur. Dolaylı üreme ise eşeyli bölünme (karyokinez) yoluyla olur. Çekirdek ikiye bölünmeden önce bir dizi değişiklik (evre) geçirir).

Dokular: Benzer hücrelerin tümü bir işlev görmek üzere birleşirler. Bu hücre kümelerine doku denir. Hücreler arasında, bunları bir arada tutmaya yarayan ara madde bulunur. Deri gibi epitel dokularda, hücreler kaldırım taşı şeklinde yanyana dizilmişlerdir. Buna karşılık salgıbezleri gibi bazı dokular silindir biçimlidir. Salgıbezlerinin hücreleri devamlı dışarıya taşan salgı ile dolu, yüksek hücrelerdir.

Bunlara örnek olarak mide hücreleri gösterilebilir. Bu hücreler besinlerin sindirilmesi için mide boşluğuna sürekli sindirim fermentleri salgılarlar. Bağ dokular ise, hücreleri arasında bol ara madde bulunan dokulardır. Bağ dokular işlevlerine göre değişik özellikler gösterirler. Böylece hayvanlarda esnek doku, kemik dokusu ve yağ dokusu bulunur. Kas dokusu kasılma özelliği olan uzun hücrelerden oluşur. Beyni, beyinciği, omuriliği ve sinirleri oluşturan sinir dokusu ise, sinil hücreleri ve bu hücrelerin uzantıları olan liflerden oluşur.

Tarihçe: Hücreyi ilk bulan ve tanımlayan ingiliz uzmanı Rob-ert Hook’tur Hook mikroskopla incelemekte olduğu mantar parçasının yanyana dizili bitişik bölümlerden oluştuğunu görmüş, bu yapı birimlerine hücre adım vermiştir (1665). Daha sonra 1671 yılında Grew ve 1672 yılında Malpighi, bitkilerde de aynı yapı birimlerinin olduğunu bulmuşlardır.

XIX. yüzyılın ortalarında hücre kuramı ortaya atılmıştır. Günümüze dek geliştirilen hücre kuramı (hücrelerin yapısını, özelliklerini, oluşumlarım vb. tanımlayan kuram) biyolojiye büyük ilerlemeler sağlamıştır.

One thought on “Hücre Nedir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.