Harun Reşid Nedir

Harun Reşid (766-809), Beşinci Abbasi halifesi. Küçük yaşta askerlik konusunda eğitildi ve Yahya Bermeki komutasında düzenlenen Bizans seferine katıldı (780). Dönüşünde babası halife Mehdi tarafından Azerbaycan ve Doğu illeri valiliğine atandı. 782’de Bizans’a düzenlediği akında Kons-tantinopla dek ilerledi. Bizans’ı vergiye bağladı.

Başarılarından dolayı er-Reşid (adil ve doğru) sanını aldı. Babasının ölümünden sonra tahta geçen Musa el-Hadi’nin ölümü üzerine halife oldu (786). Askerlik konusunda eğitimine yardımcı olan ve Abbasi yönetiminde etkin bir aileden gelen Yahya Bermeki’yi vezir yaptı. Yahya’nın oğulları Fazıl ve Cafer’de yönetimde önemli görevler aldılar.

Harun Reşid döneminde çok geniş bir alana yayılan ülkede valilerin merkezden denetimi çoğu zaman yapılamadı, düşünce ve inanç çatışmaları kolayca ayaklanmalara dönüştü, imparatorluğun hemen her bölgesinde çeşitli ayaklanmalar çıktı, özellikle Kuzey Afrika’da Abbasi egemenliğinin zayıflaması üzerine Harun Reşid doğu-batı arasındaki önemli ticaret yollarını ele geçirmek amacıyla, 797’de Bizans’a yeni bir sefer düzenledi ve Ankara’ya dek ilerledi.

Aglebiler’m Afri-kiye’de (Tunus ve Cezayir) bağımsızlıklarını ilan etmesinin (800) sonrasında Bizans imparatoru Nikephoros vergi ödemeyi reddedince Harun reşid ordusuyla Anadolu’ya girdi. Hereklia (Konya Ereğlisi) ve Kıbrıs’ı ele geçirdi. Rodos’a donanma gönderdi. Bizans’ı yeniden vergiye bağladı (806). Bu arada 786’dan bu yana devleti yöneten Horasanlı Bermeki ailesinin zenginlik ve güçlerinin çok artması üzerine Horasan’lı Bermeki ailesinin zenginlik ve güçlerinin çok artması üzerine Horasan’da çıkacak bir ayaklanmayı destekleyeceklerinden korkan Harun Reşid, Cafer bin Bermeki’yi öldürttü; Bermeki ailesini erkten uzaklaştırdı (803).

Ancak Horasan’da ayaklanma çıkmasını önleyemedi. Komutanlarından Herseme bin Ayanla birlikte ayaklanmayı bastırmak için çıktığı seferde hastalandı ve Tus’da öldü (809). IX. yy’da, Harun Reşid ve Bermeki ailesinin yönetiminde Abbasi Devleti ekonomik gelişmesinin doruğuna ulaştı. Bu dönemde kervan yolları korundu, ticaret geliştirildi. Başkent Bağdat, Anadolu ve Uzak Doğu ticaret yollarının kesiştiği, büyük bir merkez oldu. Yeni açılan sulama kanalları tarım ve hayvancılığı geliştirdi. Latince, Yunanca ve Süryanice dillerindeki kitaplar Arapça’ya çevrildi. Sanatçı ve bilim adamları korundu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.