Fransa Nedir

Fransa Batı Avrupa’da devlet Yüzölçümü 547.026 km*. Nüfusı 53.600.000, Fransa başkenti Paris.

Fransa Doğal ortam: Fransa’nın kuzey genellikle düzlük, güneyi is: dağlıktır. Güneydoğuda Alp Dağ ları, güneybatıda Pirene Dağlar uzanır. Ortadaki Masif Santral, Jura ve Voj dağları, yüksekliği 2.000 metreyi aşmayan yaşlı dağ kütleleridir. Ülkenin üçte ikisi ova ve yaylalarla kaplıdır. Ülkenin Akdeniz’de ve Atlas Ok-yanusu’nda kıyıları vardır ve ırmaklar bu iki denize dökülür (Garonne, Loire, Sen, Atlas Okyanusuna, Rhone Akdeniz’e).

Bu ırmakların huni biçimindeki ağızlarında korunaklı limanlar vardır, bunların en büyüğü de Akdeniz kıyısındaki Marsilya Limanı’dır. Ülkenin Akdeniz kıyılarında, Akdeniz, batı kesiminde ise okyanus iklimi görülür.

Yalnız ortadaki ve doğudaki dağlık kesimlerde soğuk ve kuru bir iklimle karşılaşılır. Okyanus ikliminin egemen olduğu batı ve kuzey kesiminde geniş yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlar, yeşil çayırlar ve tarlalar yer alır. Buna karşılık güneyde her mevsimde yeşilliğini koruyan makiler, zeytin ve çam ağaçları görülür.

Fransa Nüfus ve ekonomi: Fransa’da halk tek kökenden gelmiş değildir. Eskiçağda Roma egemenliğinde kalmış, kavimler göçüne uğramış, çeşitli kavimlerin karışımından (Gal, Neo-Latin) bugünkü Fransız ulusu doğmuştur. Farnas dili de Roma egemenliği zamanında Latince’den doğup gelişmiştir. Ülkenin 55 milyona yaklaşan nüfusu oldukça düzensiz dağılmış durumdadır.

Başkent Paris yöresi ülke nüfusunun beşte birini içermektedir. Yakın çevresiyle birlikte nüfusu 10 milyona varan Paris’i, Marsilya, Lyon, Toulouse, Nice, Nantes ve Bordeaux kentleri izler. Fransa, Sovyetler Birliğinden sonra Avrupa’nın en büyük tarım ülkesidir. Önemli ölçüde buğday (20 Mt.), mısır (10 Mt.), şekerpancarı (20 Mt.), patates üretir. Şarap üretiminde de İtalya ile birlikte dünyada birinci sırayı alır (6-9 milyar litre).

Fransa dünyanın önde gelen endüstri ülkelerinden biridir. Ulusal gelirin yarıdan fazlası endüstriden Sağlanır. Endüstri alanında 8 milyon kişi çalışır. Enerji kaynaklan tüketimi karşılayacak durumda değildir. Eskiden önemli olan taşkömürü üretimi, 1960’tan sonra gerilemiş ve üretim yılda 25 milyon tona düşmüştür. Buna karşılık doğal gaz (7 milyar m3.) ve hidroelektrik üretimi önemlidir (yılda ortalama 60 milyar Ws).

Yılık 200 milyar kws tüketimde bu pay önemli bir yer tutmak-taysa da Fransa enerji gereksiniminin dörtte üçünü (100 milyon ton) dışardan petrol alarak karşılamaktadır. Bu nedenle son yıllarda yeniden taşkömürü üretimine ve nükleer enerjiye hız vermiştir.

Fransa’nın maden kaynakları zengindir: Demir, boksit, kömür, vb. Yıllık çelik üretimi 25 Mt., alüminyum üretimi 400.000t.’dur. Otomobil (yılda 3 milyon kadar), tersanelerde her türlü gemi yapımı, uçak endüstrileri ileri düzeydedir. Endüstrileşmekte olan ülkelere askeri gemi ve uçak yapıp satmaktadır. Tekstil endüstrisi de büyük ölçüde gelişmiştir.

Orman ve tarım ürünlerine dayalı endüstriler de ülke ekonomisinde büyük bir yer tutar. Bütün bu endüstri üretimini ülke içinde taşımak ve limanlara ulaştırmak için geniş bir su, kara ve demiryolu ağı kurulmuştur (20 milyon kara taşıtı, 700.000 km karayolu, bunun 2.500 km’si otoyol).

Demiryollarının uzunluğu 36.800 km’yi bulur (Türkiye’nin 4,5 katı) ve bunun 9.000 km’si elektriklidir. Su yollarının uzunluğu ise 7.000 km. dolayındadır. Turizm, Fransa’nın en büyük gelir kaynaklarından birini oluşturur. Fransa, Avrupa’da yaşam düzeyinin yüksek olduğu ülkeler arasındadır. Nüfus başına yılık ulusal gelir 9.940 dolar dolayındadır.

Fransa Tarihi: Fransa’da l.ö. 1. yüzyılda Keltler ve Iberler oturuyordu. Aynı yüzyılın ortalarına doğru Romalılar Sezar zamanında buraları ele geçirdiler. Daha sonra Vandallar, Germenler, Vizigot-lar, Hunlar ve 5. yüzyılda Franklar buralara egemen oldular. Fransa adı Franklardan gelir. Frank kralı Clovis ülkeyi birlik altında topladı. 8. yüzyılda Kar-olenj sülalesi, 10. yüzyılda Ca-pet sülalesi yönetimi ele geçirdi.

16. yüzyılın sonlarına doğru 2. Henri Bourbon sülalesini başlattı. 14. Louis zamanında (1661-1715) Fransa Krallığı en parlak dönemini yaşadı. Soylular ve kilise kralın otoritesine tamamen boyun eğdi, ancak sürekli savaşlar sonucu çöküntü başladı. 1789’da Büyük Fransız Devrimi patlak verdi. Kral 16. Louis ve eşi giyotinle idam edilerek, cumhuriyet kurulduysa da uzun ömürlü olmadı.

Napolyon Bonapart başa gelince yeni bir döneme imparatorluğa geçildi. (1804). Napolyon Avrupa’nın büyük bir bölümünü ele geçirdi. Napolyon’un yenilmesinden sonra Fransa’da krallık yeniden kurulduysa da 1848 devrimiyle cumhuriyete geçildi. Fransa 1870-1871’de, 1914’te, 1939’da Almanya ile üç kez savaşa girdi.

Başta Paris olmak üzere Fransa’nın büyük bir bölümü 1940’ta Alman işgaline uğradı. Savaş sonrasında Fransa kazanan ülkeler arasında yer almasına karşın, sömürgelerinin birçoğunu kaybeti. Savaşta önemli rol oynayan general De Gaulle 1958’de yeni bir anayasa yürürlüğe koyarak cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi yöntemini getirdi.

1969’da Pompidou, 1974’te Gis-card d’Estaing cumhurbaşkanı oldu. 1981’de genel seçimi sosyalistler kazanıp, sosyalist lider François Mitterand cumhurbaşkanı seçilince 23 yıllık sağ iktidar dönemi sona erdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.