Fok Balığı Nedir

Fok Balığı etçiller takımının yüzgeç -ayaklılar alttakımmdan fokgiller familyasından, 1,5-2 metre boyunda, postu değerli, memeli bir deniz hayvanıdır. Çok eski çağlardan beri ilginç vücut yapıları, köpek gibi havlamaları ve zekaları nedeniyle foklar insanların ilgisini çekmişlerdir, özellikle yüzgeçlerini kullanarak yürümeleri en ilginç yanlarıdır.

insanlar bu hayvanın derisinin kalın ve dayanıklı bir yağ tabakasından oluştuğunu anlamakta geç kalmamışlardır. Es-kimolar, fok derisinden kürk ve çadır yapımında, yağındansa sabun ve lamba yağı yapımında yararlanmışlardır, özellikle fok yavrularının derilerini kullanmışlardır. Eskimolar fokun etini de yerler. Bu nedenle yüzyıllardır foklar avlanmaktadır.

En şiddetli soğuklarda bile Eskimolar fok avma ara vermezler. Buz üzerine açtıkları deliklerin başında saatlerce hayvanın soluk almak için su yüzüne çıkmasını beklerler. Fok delikten görününce bir mızrakla öldürürler.

Yüzgeçayaklılar alttakımmdan olan birçok türe yanlış olarak fok adı verilirse de, gerçek foklar dışkulaklarınm olmayışı, arka yüzgeçlerini kullanmayış-ıarı ve derilerinin tüylü olmasıyla diğerlerinden ayrılır, örneğin sirklerde gösteri yapan yüzgeçayaklıları genellikle fok olmayıp, "otari" adı verilen irik-ulakgiller familyasmdandırlar. Dış kulaklarıyla duyma yetileri ve her yöne kolayca çevrilebilen uzun boyunlarıyla foklardan ayrılırlar. Irikulakgillerin dış kulakları çok küçüktür. Yüzgeçleri büyük olur.

Deniz aslanı ve deniz ayısı en bilinen türleridir. Postları ve yağları için avlanırlar. Fokların dış kulakları olmadığından suya dalarken duyma deliklerini ve burun kanatlarını kapatarak, kulak zarını suyun basıncına karşı korurlar. Foklar hızlı ve iyi yüzerler. Çok hacimli akciğer yapıları nedeniyle beşle onbeş dakika rasmda değişen bir süre su altında kalabilir. Ikiyüz metre derinliğe kadar dalabilirler. Foklar su altında uyuyabilme yeteneğine de sahiptirler. Her beşaltı dakikada bir gözlerini açmadan içgüdüsel bir davranışla su yüzüne çıkap soluk aldıktan sonra yine uyuyarak dibe dalarlar.

Foklar özellikle çoğalma zamanında karaya çıkarlar. Küçük foklar güneşlenmeyi çok severler. Çiftleşme döneminde karada bir erkek fokun çevresinde kırk kadar dişi fok birikir. Foklar türlerine göre sekiz ya da oniki aylık bir gebelik döneminden sonra tek bir yavru doğururlar. Üç yaşma gelen yavru fok ergin-leşmiş sayılır. Foklar kırk yıl kadar yaşarlar.

Fokgillerin kuzey ve güney yarımkürede yaşayan iki altfamilyası vardır. Kuzey yarımkürede yaşayan alt familyası sakallı fok, balonlu fok, li-manfoku, Hazar foku, Baykal foku, halkalı fok, Grönlanda foku ve şeritli fok türleri vardır. Güney yarımkürede yaşayan alt-familyadaysa keşişfoklar, Wed-del foku, yengeç foku, deniz leoparı ve Ross foku türleri yer alır.

Fok cinsinin en büyüğü altı buçuk metre uzunluğunda ve üç tondan ağır olan deniz filidir. Deniz fili yavruları doğdukları zaman birbuçuk metre boyunda olurlar. Erkek deniz fillerinin burunları kızdıklarında şişen bir hortum biçimindedir. Dilimizde fok diye bilinen limanfoku çok yaygın bir tür olup, dağılımlarına göre adlandırılmış birçok alttürü kapsar. Uzunluğu 1,8 metre kadardır.

Güney yarımkürede yaşayan türlerden keşişfok, yaşadığı bölgelere göre Akdeniz foku, batı Hindistan foku ve Laysan foku olmak üzere üç değişik ad alır. Akdeniz keşişfoku bunların en yaygın ve en tanınmışı olup, tarihte birçok Yunan ve Roma destanlarına geçmiştir.

3 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.