Danimarka Nedir

Danimarka Kuzeybatı Avrupa’da krallık, yüzölçümü 43.069 km2, nüfusu 5.120.000 Danimarka başkenti Kopenhag.

Danimarka Doğal Ortam: Jutland Yarımadasının kuzeyi ile 500 kadar adadan oluşan Danimarka’nın yüzey şekilleri oldukça düzdür. En yüksek yeri 173 m.’yi geçmez. Ülke bütünüyle deniz ikliminin etki-sindedir. Önemli ırmakları arasında Stora ve Skjern sayılabilir.

Danimarka Nüfus ve ekonomi: Nüfus yoğunluğu oldukça yüksek olan Danimarka’da, kentleşme oranı da yüksektir. (Kopenhag 1.400.000, Arhus 250.000, Al-borg 160.000). Danimarka da komşusu batılı ülkeler gibi bir sanayi ülkesidir. Nüfusun yalnızca onda biri tarımla uğraşır. Geniş otlaklarda önemli ölçüde süt sığırcılığı yapılır. Az miktarda tahıl (buğday, arpa, yulaf) ve sebze de yetiştirilir. Balıkçılık da önemli gelir kaynakları arasındadır.

Yeraltı kaynaklan sınırlı olmakla birlikte, gelişmiş bir endüstriye sahiptir. Hammadde olarak dışardan maden cevheri ve petrol satın alıp, bunları işleyerek değerlendirir (makine, elektronik, tekstil ve gemi sanayii). Gelişmiş bir ticaret filosuna da sahip olan ülkenin ekonomisi, büyük ölçüde ticarete dayalıdır. Tarih: Vikingler zamanında. Kuzey Avrupa’da önemli bir güç olan Danimarka, 1600 yılına dek yayılma politikası izledi. Ancak isveç ve Almanya ile yaptığı savaşlarda yenildi. 1815’te Napolyon savaşlarında Fransa’yı destekleyen Danimarka, bu savaşta yenik düşünce Norveç’i elden çıkarmak zorunda kaldı. 1854’de de Prusya ve Avusturya’ya yenilerek ülkenin üçte birini oluşturan Schleswig-Holstein’i Prusya’ya verdi.

Birinci Dünya Savaşı’nda tarafsız kaldı ve bir plebisitle 1920 yılında Kuzey Schleswig’i geri aldı. ikinci Dünya Savaşı’nda Nazi işgaline uğrayan Danimarka, 1949’da Nato’ya girmiştir. DANS, Belirli bir düzen içinde ve genellikle müzik eşliğinde, birbiri ardısıra yapılan vücut devinimleri. Dans ilk uygarlıklardan beri, duygu ve düşüncelerin aktarılmasında kullanılan bir anlatım yoludur. Tıpkı mağara duvarlarına çizilen hayvan resimlerinde olduğu gibi dansın ortaya çıkışındaki temel dürtünün de, ruhların denetim altına alınması çabası olduğu sanılmaktadır.

Üstesinden gelinemeyen doğal güçlere doğaüstü nitelikler yüklenerek tanrısal kavramların ortaya çıkması, bu güçlerle ilişki kurabilmenin aracı olan dansın gelişimini de etkilemiştir. Av dansları, adak dansları ve ateş dansları, tanrıların kızgınlığından korunmak, kötü ruhları kovmak ve avların bol olmasını sağlamak gibi önemli işlevler yüklenmişlerdir. Toplu olarak yaşayan, meyve toplayan ve avlanan insanların, kötü ruhlardan sakınmak ya da tanrıların gazabından korunmak için bağlılıklarını, iyi niyetlerini ve güçlerini anlatmak amacıyla başvurdukları bu gösteriler toplu olarak yapılırdı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.