Çaldıran Savaşı ve Nedenleri Nedir

Çaldıran Savaşı Osmanlı padişahı 1. Selim (Yavuz) ile Safevi hükümdarı Şah ismail arasında geçen savaş (23 Ağustos 1514). 1. Selim, iran’dan da desteklenen Şii-Alevi etkinliğini önlemek ve Osmanlı’nın doğu sınırlarını güvence altına almak amacıyla 23 Nisan 1514’te, 140 bin kişilik bir ordu ile Üsküdar’dan hareket etti. 1. Selim ile, Şah ismail arasında mektuplaşmmalar gerginliği daha da arttırdı. Yavuz’un mektuplarda ettiği hakaretlere karşın Şah ismail ortada görünmüyordu. Iran topraklarında ilerleyen Osmanlı ordusu yiyecek sıkıntısı çekmeye başladı. Dulkadiroğlu Alâüddevle’den ve Gürcü hükümdarından orduya yiyecek yollanmasını istendi.

Dulkadiroğlu buna uymadığı gibi, Osmanlı ordusunun iaşe kollarını vurmaya başladı. Ösmanlı ordusu Erzincan’a bağlı Yassıçeşen yöresine geldiğinde. Şah ismail’den Yavuz’a, "Vaktine hazır ol" diye yanıt geldi. Erzincan’a gelindiğinde, kumandanlar ve vezirler düşanın ortada olmamasından dolayı, daha ileri gidilmeyerek geri dönülmesini hükümdara söylemesi için, Yavuz’un sevdiği vezirlerden Karaman Valisi Hemdem Paşayı ileri sürdüler. Yavuz, Hemdem Paşa’nm kafasını kestirerek yerine Zeynel Beyi atadı. Eleşkir’in Sakallı yöresine gelindiğinde bu kez seferin zorluğundan, düşmanın ortada görünmemesinden yakınan bir bölüm Yeniçeri ayaklandı.

Bunun üzerine onların arasına giren Yavuz, ünlü konuşmasını yaparak; "Düşman daha ileridedir. Er iseniz benimle beraber gelin" diyerek atını sürdü. Sonunda Şah ismail’in ortaya çıktığı haber alındı, iki ordu, Azerbeycan Vilâyetinin kuzeybatısında Doğubayezit kasabasının 80 km güneydoğusunda Çaldıran Ovasında karşılaştılar. İki ordunun gücü yaklaşık denk olmakla birlikte, Safevi ordusunda top bulunmuyordu. Şah ismail’in ordusu çoğunlukla Türkmen atlılardan oluşmaktaydı. Safevi ordusunun dinlenmiş olmasına karşın, Osmanlı ordusu yorgun durumdaydı.. Yavuz topladığı savaş kurulunda yapılan tartışmalar sonucunda başdefter-dar Piri Mehmet Çelebinin hemen savaşa girilmesi önerisini benimsedi. Çünkü, Osmanlı ordusunda, özellikle Alevi akıncıları ileride karşı tarafa geçebilirlerdi. Savaş başladığında Şah’m sağ kanadı Osmanlı ordusunun sol cephesini bozmuş, bu kola kumanda eden Hasan Paşa öldürülmüştü. Bu taraftaki Azaplar zamanında çekilmediğinden toplar ateşlenememişti.

Fakat sağ kola kumanda eden Hadım Sinan Paşa topları tam zamanında ateşliyerek Safevilerin sol kolunu bozguna uğrattı. Yeniçeriler de açtıkları tüfek ateşiyle Safeviler’in sağ kolunu dağıttılar. Bu arada Şah İsmail kolundan yaralanarak atından düştüyse de, kaçmayı başardı. Bütün Safevi karargâhı ve bu arada, Şah İsmail’in haremi Taçlı Hatun da tutsaklar arasında bulunuyordu. Çaldıran yenilgisi üzerine Şah ismail Tebriz’de tutu-namıyarak Dergüzin’e çekildi.Osmanlı ordusu Tebriz’e girdi. Tebriz’de sekiz on gün kalan Yavuz Selim, kentte bulunan kimi tanınmış sanatçıları da yanına alarak istanbul’a döndü (23 Ağustos 1514)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.