Böcek Öldürücü İlaçlar Nedir

Böcek öldürücü ilaçlar: Eskiden insanlar böceklerden korunmak için duman, kül ve petrol serpiştirmek gibi etkisi yetersiz yöntemlerden yararlanırlardı. Özellikle İkinci Dünya Sava-şı’ndan sonra, kimya lanında sağlanan gelişmelerle yeni ve daha güçlü böcek öldürücü ilaçlar yapıldı. Bunlardan bazıları böceklerin yediği bitkilerin üstüne püskürtülür. Bunların etki alanları sindirim sistemidir. Bazıları ise, havada zerrecikler şeklinde dağılarak, böceğin solunum sistemine etki ederler. Kimi ilaçlar da böceklerin kuti-kulasına (deri) girerek etkilerini gösterirler.

Böcek öldürücü ilaçların yardımıyla ve insanların, sağlık ve temizlik kurallarına uymaları nedeniyle bit, tahtakurusu ve pire sayısı önemli ölçüde azalmıştır. Hindistan’da, örneğin, sivrisineklere karşı yürütülen savaşımdan sonra, 75 milyon olan sıtmalı sayısında, 5 milyona kadar bir düşüş olmuştur. Ne yazık ki, zamanla böceklerde de, antibiyotiklere karşı bakterilerde görülene benzer bir direnç oluşmaktadır. Diğer bir deyişle böcekler zehire alışmaktadır. Her yeni kuşak ilaca daha duyarsız kaldığı için, sürekli olarak dozu arttırmak gerekmekte, bu durumda da insanlara, hayvanlara ve hatta bitkilere zarar verme tehlikesi belirmektedir. Böcekleri yok eden yalnız öldürücü ilaçlar değildir.

Balıklar, kurbağalar, yılanlar, kuşlar kertenkeleler, kirpiler böceklerle beslenirler. Ama, böceklerin en büyük düşmanları yine böceklerdir. Kırmızböceği örneğin, uğurböceğine yem olur. Danaburnu yabanarısı tarafından; elma ağaçlarının amansız asalağı olan elma kurdu ise bir zarka-natlı tarafından yenir. Böceklerle beslenen böceklerin sayısı oldukça kabarıktır. Günümüzde böcek öldürücü ilaçlar üretmenin yanısıra, böceklerin bu doğal düşmanlarının yetiştirilmesine de önem verilmektedir.

Birçok düşmana karşı yaşam savaşı vermek zorunda olan böcekler, kendilerini savunmayı bilirler. Bu amaçla, yalnız böcek ilaçlarına alışmakla kalmaz, kendi doğal savunma yöntemlerinden de yararlanırlar. Karasinek, örneğin, son derece hızlı uçar. Çekirge hem zıplayarak, hem de uçarak düşmanlarından kaçabilir. Yabanarısı, zehirli iğnesini sokabilmek için gövdesini her yönde bükebilir. Birçok böcek, yaşadığı çevreye uygun bir renge sahiptir. Bu savunma yöntemi yoluyla böcekler, toprağın, yaprakların, ağaç kabuğunun hatta kuş dışkısının rengine ya da biçimine bürünerek düşmanlarından kurtulmayı başarırlar. Kimi kurnaz türler ise, bir tehlike karşısında saatlerce hareketsiz kalarak "ölü" taklidi yaparlar. Tehlike geçince ‘doğrulur ve normal yaşamlarını sürdürürler.

Dünyanın her yerinde böcek yaşar. Sayıları yere ve mevsime göre değişir. Bunun en önemli nedeni, böceklerin vücut işlev^ lerinin sıcaklığa bağlı olarak değişmesidir. Böceklerin memeliler gibi vücut sıcaklıklarını ayarlama yetenekleri yoktur. Bu nedenle ancak dış sıcaklık organizmaları için yeterli bir düzeye çıktığında harekete geçerler. Tropikal bölgelerdeki gibi her zaman sıcak olan bölgelerde böceklerin bütün yıl bol oluşlarının nedeni budur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.