Evlilikte Kültür Farkı ve Çatışması Nedir

Evliliklerde Yöresel Kültür  Farklılıkları ve Kültür Çatışmasının Yaşanması.
Ülkemiz geniş bir coğrafya üzerinde, Gelenek ve göreneklerimize de oldukça sıkı bağlıyız. Başlangıçta her şey yolunda gibi görünse de, ne dersiniz yöresel farklılıklar soruna yol açar mı?

Ahmet Vanlı,Sevgi ise Edirnelidir.Farklı yörelerde,farklı hayat anlayışlarında ve farklı aile kültüründe büyümüşlerdir. Ahmet’in ailesi, kendi yörelerinden bir kız istediği için Sevgi’ye ilgi duymamıştır. Aynı tavır, Sevgi’nin ailesinden de gelmiştir.Edirneden Van a gitmek ,oranın örf ve adetine göre yaşamak olacak şey midir?

Ancak iki gence göre, bunlar yapay problemlerdir.Birlikte sırt sırta verip bunları aşabileceklerini düşünürler ve evlenirler. Çok geçmeden Ahmet ve Sevginin evliliklerinde problemler ortaya çıkmaya başlar.En büyük problem de Sevgi ile ilgilidir.Onlara göre Sevgi çok serbest,çok rahat,kimseden utanıp çekinmeyen bir kızdır. Büyük kadınların yanında konuşmamalı,kayınvalidesi işaret vermeden harekette bulunmamalı ,kayınpedere havlu tutmalı,ve ayakkabısını düzeltmelidir. Ayrıca Ahmetle de topluluk önünde konuşmamalıdır. Sevginin ailesine göre de Ahmet çok kapalı ve çekingen birisidir ,

Bunun sonucunda birbirlerine çok yakışan ve çok da uygun olan bu iki genç farklı kültürlerden gelmenin kurbanı olmuşlardır.Ailelerinin baskısına dayanamayıp araları açılmış ve en sonunda da ayrılmak zorunda kalmışlardır

Sonuç böyle omamalıydı. Gençler daha dirayetli, aileler daha anlayışlı olmalıydı.

Bu tür evliliklerin önüne geçilemeyeceğine göre , bu probleme çözüm bulunmalıdır. Farklı yörelerden evlenen çiftlere şu önerilerimiz olacak;

Aileler farklı bölgelerde büyümüş gençlere anlayışla yaklaşmalıdır.Farklı yörelerde yetişmiş insanların farklılığına değil,insani değerlerine bakılmalıdır.Farklı davranışları ise;hoş görülmelidir.Çünkü bu tamamen yetişme şekliyle ilgilidir ve bir kasıt yoktur.Gelinin ,kayınpederin ceketini tutmaması bir kasıt değil ,anlayış farklılığıdır.

Eşler de birbirlerine karşı saygıyla davranmalı,birbirlerini olduğu gibi kabul etmelidirler.

Farklı yörenin insanları konuşma adabından ,yemek adabına, insan ilişkilerinden giyim kuşama kadar birçok değişik davranışlar sergileyeceklerdir.Bütün bunlar bir çırpıda reddedilmemeli,yöreye göre hoş görünmeyenler zamanla törpülenmelidir.Yoksa bir anda düzeltilmeye kalkışıldığında ,o aile hayatı ağır problemler yaşar.

Çocukların farklı davranışları görüp anne ve baba arasında bocalamamaları için ,onlara bunun nedenleri açıklanmalı.Bu yapılırken de annenin yaptığı doğru ,babanın yaptığı yanlış şeklinde değil, farklı insanların farklı davranış ve tercihleri olabileceği anlatılmalı.

Ailelerden gelen baskılara karşı genç çiftler birlikte hareket etmeli ve birbirlerini yalnız bırakmamalıdırlar.

Evlilikten sonraki ilk aylar ve yıllar birbirlerini daha iyi tanıyabilmek ve anlaşabilmek için sabırla çaba harcamaları gerekecektir.Her iki ailede birbirine alışacak ,huyunu ve adetlerini öğrenecektir.Yeter ki uygun davranmaya ,birbirlerini kırmamaya çalışsınlar.Arada çıkacak problemleri karşılıklı anlayış,sabır,hoşgörü ve olgunluk içinde diyalogla ve uygun iletişimle çözsünler….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.