Milli Mücadelede Rize 1918-1922

Yıllarca Avrupa’nın siyasi mahfillerinde hasta adam, şark meselesi sözleri konuşulur olmuş İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya arasında Osmanlı İmparatorluğunun taksim planları görüşülmüştür. 1. Dünya savaşı öncesi ve savaş sırasında bu devletler kendi aralarında yaptıkları gizli antlaşmalarla bu taksimi kâğıt üzerinde gerçekleştirmişlerdir.

30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros mütarekesi ile hasta adamın varlığına son verilmiş ve Anadolü’un taksimi artık fiilen başlamıştır.

Karadeniz’i Rus, İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan donanmaları kontrol etmektedirler. Mondros mütarekesi ile Türk ordusu terhis edilmiş, elinden silah ve cephanesi alınmış, donanmasına el konulmuştu. Kiliseler etrafında teşkilatlanan ve silahlı çeteler oluşturan Rumlar ve Ermeniler bölgemiz üzerindeki emellerini açığa vuruyorlardı.

Rumların niyetleri Doğu Karadeniz’de bir Rum Pontus Devleti kurmaktır. Kurulması düşünülen Rum Pontus devletinin sınırları kıyıda, Batum’dan İnebolu’ya, iç kısımda da Kastamonu, Çankırı, Yozgat, Sivas, Şebinkarahisar, Tokat, Amasya, Çorum, Gümüşhane ve kısmen de Erzincan’ı içine alıyordu.

Amerika Cumhurbaşkanı Wilson ise bol keseden Ermenilere Samsun- Erzincan- Van şeridinin doğu ve kuzeyini yurt olarak veriyordu. Yani Doğu Karadeniz hem Rumların hem de Ermenilerin hedef bölgesi idi.

Silahlanan Rum ve Ermeni çeteleri Türk köylerini yakıp yıkarak onları göçe zorluyor, onlardan boşalan yerlere ise Rum ve Ermeni göçmenler yerleştiriliyordu. Yapılan katliamlar ise Avrupa basınına Türklerin Karadeniz’de Hıristiyanları kestiği şeklinde yansıyordu.

Bölgedeki Rumları eski Mebus Kohidis ile Trabzon Metropoliti Hrisantos teşkilatlandırıyordu. Bu yıkıcı hareketler kısa sürede karşıtını doğurdu. Bölge halkı Rum ve Ermenilere karşı kendisini savunmak için harekete geçti. Devletin vatandaşını kendi kaderine terketmesi karşısında yapılan meşru müdafaadan başka bir şey değildi.

Giresun’da Topal Osman , Rize’de İpsiz Recep ve Kansız Ali bölgemiz insanlarının katledilmesini önlemek için Rum ve Ermeni çetelerine karşı harekete geçtiler. Oluşturulan milis kuvvetleri bölge halkını göçe zorlayan, topraklarını elinden almaya çalışan ve işgal güçleriyle birlik olup komşusu Türklere her hareketi reva görenlere karşı var olma mücadelesi idi.

12 Şubat 1919’da Trabzon Muhafaza-i Hukuk-i Milliye Cemiyeti kuruldu. 13 Şubat 1919 günü de Nemlizade’lerin Uzun Sokaktaki evinde Müftü İmadettin Efendinin başkanlığında ilk toplantı ve seçimler yapıldı. Seçimler sonucu,

  • 1- Abonozzade Hüseyin
  • 2- BarutçuzadeAhmet
  • 3- Eyüpzade Ömer F evzi
  • 1-Hacı Ali Hafızzade Mehmet Salih
  • 2-Eyüpzade İzzet
  • 3-Kazazzade Hüseyin
  • 4-Murathanzade Ziya
  • 5-Molla Bekirzade Mehmet Ali
  • 6-Müftüzade Mehmet
  • 7-Nemlizade Sabri, seçilmişlerdir.

İdare Heyetine;

  • 1-Barutçuzade Faik Ahmet
  • 2-Çulhazade Kadri
  • 3-Hocazade İbrahim Cudi
  • 4-Hafız Mehmet
  • 5-Kulaksızzade İbrahim
  • 6-Müftüzade Hacı Mehmet
  • 7-Nemlizade Şevki
  • 8-Subaşızade Münir
  • 9-Ustazade Nazmi
  • 10-Zehirzade Nazmi Efendiler seçildiler.

Seçimlerden sonra yapılan diğer bir seçim ile de İstanbul’a ve Paris barış konferansında Trabzon’un hakkını arayacak bir heyetin seçimi yapıldı. Bu seçilen heyete barış heyeti adı verildi. Seçilenler;

  • 1 -Eyüpzade Ömer F e vzi
  • 2-Hatipzade Emin
  • 3-Kadirbeyzade Zeki Gümüşhane Temsilcisi
  • 4-Lazoğlu Mustafa Rize Temsilcisi
  • 5-İsmail Ordu Temsilcisi.

Bu heyetin masrafları için yaklaşık 200.000 altın toplandı. 24 Mart 1919’da Rize’ de Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti’nin şubesi açıldı. Kurucuları;

  • 1 -Hacıömeroğlu Ahmet
  • 2-Güvelioğlu Ahmet
  • 3-Lazoğlu Mustafa
  • 4-Mataracızade Mehmet Tevfık
  • 5-Tuzcuzade Süleyman Efendi
  • 6-Şükrü Efendi
  • 7-Mataracızade Hakkı idi.

Erzurum ve Sivas kongrelerine Rize Temsilcisi olarak Hoca Necati Efendi katıldı. Pazar ilçesinde açılan Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti’nin şube başkanı ise Ziya Bey idi.

23 Nisan 1919′ da Rize Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti bir bildiri yayınladı. Bazı gazetelerin yayınlarından öğrendiğimize göre Batum’da Lazistan Selâmeti Milliye, Lazistan Tahsil Cemiyeti adıyla cemiyetlerin kurulduğunu duyuyoruz.

Lazistan’ın idare merkezi olan Rize yeni kisveleriyle mevcudiyet gösteren ve memleketlerinin mukadderatı ile ilgili bulunan bu türlü cemiyetlerin varlığından habersizdir.

Bir memleket adına yapılacak olan herhangi bir teşebbüsün o memleket aydınları ile halledilmesi ve düşünülmesi tabii bir yol iken Rize halkının kesinlikle taraftar olmadığı bu gibi cereyanlara meşru bir şekil vererek halkı aldatan ve memleketi şimdiki felâketten daha büyük felâketlere sürüklemek isteyen para ile tutulmuş kimselerin kurduğu fesat ve tezvir dolabına tutulacak ve onlara bütün memlekette bel bağlayacak bir fert yoktur.

Evimiz ne kadar viran olsa ve harap ise de bizim olduğu için yaldızlı cümlelerle hediye edilmek istenen köşklerden daha iyidir. Gürcü paralarıyla vicdanlarını kirleten malüm şahısların yaygaraları burada kahkahalarla ve istihza ile karşılanmıştır. Bu toprakta büyüyen, bu ülkede evlât ve kardeş gömen ve padişah sancağı altında aslanlar gibi çarpışan Lazlar, yeni çıkan bir hükümete köle olmaktansa ölümü daha şerefli görürler diyordu.

Bölgemiz halkının kandırılarak maceralara sürüklenmemesi ve yabancıların bölgemiz üzerindeki emellerine halkımızın alet olunmaması konusunda bir uyarı niteliğinde idi.

12 Ocak 1920′ de toplanan Son Osmanlı Meb’uslar Meclisi’ine seçilen Lazistan Sancağı Meb’usları şunlardır.

1-Asım    Bey (Hakim)

2-Osman    Nuri Özgen : Rize’nin Gündoğdu Beldesi Akpınar (Kalamoz ) köyündendir. 18 Mart 1920’de İstanbul’daki meclisin İngilizler tarafından dağıtılmasının akabinde Ankara’daki ilk TBMM’ ne katıldı.

1918-1922 Yıllan arası Rize Bölgesi Rum-Pontus ve Ermeni çetelerinin kiliselerin öncülüğünde teşkilatlanarak Türk halkına karşı acımasız bir savaşa giriştikleri yıllardır. Trabzon’da dört başpiskoposluğun bağlı olduğu bir Rum Metropolitliği vardı.

1. Piskoposluğun merkezi Rize idi. İlk Pontus kuruluşu, Amerika’nın Rum göçmenlerinden Rahip Klematyos tarafından 1904′ te İnebolu’da kurulmuştu. Aynı yıl Merzifon’daki Amerikan Kolej i’nde yuvalanmış olan Pontus ‘çulardan biri Rum İrfan Kulübu, ötekisi Pontus Kulübu olmak üzere iki kulüp kurdular.

Daha sonra Pontos adlı bir dergi de çıkardılar. Anadolu’lu Hıristiyan yani Rum çocuklarını, Müslüman komşularının can düşmanı ve Yunan soyunun bir fedaisi gibi yetiştirdiler. 1813 ‘de Yunanistan’ın bağımsızlığı için Odesa’da kurulmuş olan Etnik-i Eterya cemiyeti de yeniden harekete geçerek, bu kez de Rum Pontus Devleti hayali için çalışmalara başladı. Batum’daki Rum’lardan bir tümenlik kuvvet hazırlanmıştı.

Rusya’da 1917 ayaklanması çıkınca ne bu tümeni Karadeniz’e gönderebildiler, ne de Rumlara yardım edebildiler. Azınlıklarla birlikte kurulan bazı demeklerin zaman içerisinde halkın esas niyetlerini sezmesi üzerine destek bulamayıp kapandılar. Buna karşılık milli kuruluşlar gelişerek halkın desteğini kazandı.

1920 Yıllarında Rize ve çevresinde tam bir yönetim boşluğu vardı. Asayişsizlik had safhada idi. Rize’nin durumunu 17 Şubat 1920′ de Trabzon Valiliğine atanan Hamit Bey hatıralarında şu şekilde anlatmaktadır, iki aile arasında geçen bir öldürme olayı her iki ocağın sönmesine kadar devam ederdi.

Buna öteden beri geçimlerini Rusya’da temin ederken son vaziyetten dolayı aç kalan bir çok kimsenin sarkıntılıkları da eklenmişti. Fakat, iktidar ve faaliyeti tecrübe edilmiş ve Hemşinli olmak dolayısıyla mahalli şartları bilen mutasarrıf Faik Bey’ in gayretiyle sükunetin sağlanması beklenebilirdi demektedir.

Doğu Karadeniz Bölgesindeki bu asayişsizliği ortadan kaldırmak için Türk milis ve askeri kuvvetlerinin 1920 ilkbaharındaki durumları ise şöyledir.

1-    1. Grup: Hopa- Pazar bölgesinde; komutanları Yüzbaşı Rahmi

2-    2. Grup : Çayeli-Rize- Ofbölgesinde; Bu iki grup 500 silahlıdan ibaret olup İkisine birden Binbaşı Bekir Bey komuta etmekteydi.

Ancak her iki gruptaki milli kuvvetlere gerektiği zaman komuta edebilecek halk önderleri şunlardır. Rize’den Mataracı Mehmet, Mataracı Hakkı, Lazoğlu Mustafa, Tuzcuoğlu Halit Ağa; Pazar’dan Telataroğlu Fevzi, Of tan Sarıali Oğullarından Ömer, Çakıroğullarından Hüsnü, Rüstem, İsmail Ağalar.

3-    3. Grup: Sürmene-Trabzon- Polathane-Hamsiköy bölgesinde; Grup Komutanı, Haydar Efe olup, grup 2500 silahlıdan ibaretti. Bu grupta halkın ileri gelenlerinden, Trabzon’dan Ömer Efendi. Kâhya Mehmet, Salih Efendi, Polathane’den Münir Bey vardı.

1920 yılında yokluk Doğu Karadeniz halkını kasıp kavururken, bir yandan da Rum-Pontus ve Ermeni çeteleri faaliyetlerini artırarak, yabancı işgallerine davetiye çıkarıyorlardı. Karadeniz kıyılarında ise İngiliz savaş gemileri dolaşıyordu.

Daha büyük tehditler altında olan Batum’un Müslüman halkı teşkilatlanarak Batum Livası İslâm Cemiyetini kurdu. Rize ve Trabzon’la sıkı ilişkiler içerisinde olan Batum Müslümanları Trabzon’daki kongreye 10 Ocak 1920 tarihinde Abdülkadir ve Celâdettin isimli delegeleri göndererek mücadeleye devam etme kararını bildirmişlerdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.