Kurbağalar

Omurgalı hayvanlardan ikiyaşayışlılar sınıfına giren bir hayvan takımı ön üyeleri kısa ve dört par maklı, ard üyeleri sıçramaya d verişli ve beş parmaklı, parma; aralarıysa perdelidir. Bedeni yu varlak ya da oval, gözle: başının üzerinde iki çıkım biçimindedir.

Kendine özg bağırışıyla tanınan kurbağanc gözbebekleri yataydır. Dili derinlemesine yuvarlak oymalıdu ağıza önden bağlı olması nede niyle kurbağa dilini ileri doğr fırlatıp geri çekebilir. Kulak za; ları gözlerin arkasında, şakak larda açıktadır.

Kuyruksuz ikiya şayışlılar olarak da adlandırılan kurbağalar takımının 2000 kadı türünün büyük bölümü karakur bağasıgiller (Ranidae) familyasında toplanır. Derisi siğilim-si pürtüklerle kaplı olan kara-kurbağasıgiller susuz kurak bölgelerde yaşarlar, öte yandan kar-akurbağasıgillerin yay biçimindeki omuz kemeri ve makara biçimindeki omurları familyanın temel anatomik özelliğidir.

Familyanın 17 cinsinden en yaygın olanı Bufo cinsi kurbağalar kısa ve bodur gövdeli ve kısa bacaklıdırlar. Derileri zehir bezli olan siğil biçiminde kabarcıklarla kaplıdır. Bu kabarcıklara birçok cins ve türde rastlanmak-la birlikte en belirgin olarak karakurbağalarında görülür.

Kara kurbağalarının ard bacakları kısa olduğundan pek az türü iyi sıçrayıcıdır. Renkleri ve desenleri türlerine göre değişir, ayrıca boyutları arasında da büyük farklar vardır, örneğin; Mese kara-kurbağasının (Bufo quercicus) boyu ancak 20-32 mm iken dev karakurbağasınm (Bufo marinus) boyu 22.5 cm’yu bulur. Kalın derileriyle kuraklığa dayanıklı karakurbağaları, böceklerle ve sineklerle beslenirler.

Madagaskar ve Avustral’ya dışında dünyanın hemen her yerinde yaşarlar. Kış uykusunu toprağın içinde geçiren bu kurbağalar, genellikle Mart ayında çiftleşme bölgelerine giderler. Karakur-bağasıgillerden Bufo’nun dışında Ansonia, Nectophryne gibi önemli cinsler sayılabilir.

Su-kurbağasıgillerin (Ranidae) en önemli anatomik özellikleri omuz kemerinin her iki yarısının orta hatta birbirine kaynaşmış olmasıdır, öte yandan türlü biçim ve büyüklükteki su-kurbağasıgillerin en kalabalık cinsi Ranadır. Bu cinsten kurbağalar zayıf çevik, sivri başlı ve patlak gözlüdür.

Ard bacakları uzun ve parmak araları perdeli; derileri ise genellikle kahverengi ile yeşil ağırlıklı ve pürüzsüzdür. Amerika ve Avustralya’nın güney kesimleri dışında su birikintilerinde ve bataklıklarda yaşayan bu cinsin en iri türü öküzkurbağası (Rana ca-tesbeiana), sukurbağasıgiller familyasının en iri türüyse boyu 30 cm’yi geçen golyat sukur-bağasıdır (Conrana goliath).

Su-kurbağasıgiller familyasının rana dışındaki başlıca öteki cinslerinden Pyxicephalus cinsinden sukurbağalarmın ayaklarında mahmuz bulunur. Phrynobatrac-hus cinsinin bir türünün boyu 3,8 cm, Arthroleptella cinsinin kimi türlerinin boyu 2,5 cm kadardır.

Sukurbağasıgiller ve kar-akurbağasıgiller dışında en önemli familya Hylidae’dir. Bu familyanın cins ve türleri ağaçlarda yaşarlar, parmaklarının ucunda yapışkan plaklar oluşmuştur.

Yumurtlayarak çoğalan kurbağalar çiftleştiklerinden sonra 4-5 bin yumurtadan oluşan 2-3 m boyundaki yumurta dizisini suya bırakır. Bundan 12 gün sonra yumurtadan çıkan tetarlar ortalama üç ay içinde başkalaşarak erginleşirler. Kimi kurbağa türlerinin çok lezzetli olan ard bacakları yenir. (Anura)

5 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.