Fatimiler Devleti

FATIMÎLER, X-XII. yy. arasında Mısır ve yöresinde egemenlik kuran islam hanedanı. Adlarını, Muhammed’in kızı Fatıma’dan alırlar. Peygamber’in soyundan geldikleri için kendilerine kutsal nitelikler veren bu Şii Batınî ailesi, Ubeydullah’m Kuzey Afrika’da (Rakkan) halife seçilmesiyle egemen oldu (910).

Kuzey Afrika’ya hızla yayılan Fatımiler, Endülüs Emevileriyle karşı karşıya geldiler. Uğradıkları yenilgi batıda genişlemek yerine, Mısır’a yönelmelerine yol açtı. 969’da Mısır’ı ele geçirdiler; bugünkü Kahire’yi kurup başkent yaptılar.

Ardından Mekke, Medine, Şam, Trab-lusşam gibi önemli merkezler fethedildi. Mustansır zamanında Sicilya’dan Arabistan’a uzanan geniş bir bölgede egemen olan Fatımiler, Selçuklularla uğraşmak durumunda kaldı. Selçuklular, Kudüs’ü (1071) ve Şam’ı (1076) aldılar, öte yandan kuzeydeki Zirler ve batıdan akınlar yapan Normanlar, Fatımilerin egemenliğini sarstı.

Haçlı Seferleri sonucunda Kudüs, Hıristiyanların eline geçti (1094) ve Fatımilerin durumu daha da güçleşti. Aynı zamanda taht kavgalarıyla sürekli bir yıpranma içerisine girildi. Halife Amir bir suikast sonucu öldürüldü (1130).

Kahire Haçlılar tarafından kuşatılınca, Selahattin Eyyubi’den yardım isteyen El-Adid, daha sonra Salahaddin Eyyubi’yi Melikünnasır sanıyla göreve getirdi. Eyyubi, Adid’in ölümünden sonra, Bağdat Abbasi halifesi adına hutbe okutarak yeni bir dönemi başlattı (1171).

KÜLTÜR VE SANAT Fatımilerin, islam sanatının gelişmesinde önemli etkisi oldu. Süslemede kullandıkları niş biçimli bölümler ilgi çekicidir. Nişler ve sağır kemerler Mehdiye Camisi’nde ve Sfaks Cami-si’nde kullanılmıştır. Türk – Azeri sanatının etkisiyle süslenen fayans mozaik seramiklerine cami ve saraylarda rastlanır.

Bugüne dek ulaşan Fatımi mimarisinin en güzel örnekleri Ka-hire’dedir.

Bunlar arasında şu camiler sayılabilir; El-Ezher Camisi, El Hakim Camisi, El-Akmar Camisi, Salih Talayi Camisi, El Cuyuşı Camisi. Ayrıca günümüze ulaşamayan saraylar da vardı ve bunlarda Gotik etkiler görülüyordu. Fatımiler, süsleme sanatında doğayı (hayvan, bitki ve insan motiflerini) canlı olarak kullanmışlar; el sanatlarını da geliştirmişlerdir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.