Düşman Gemileri Karadenizde

Avrupa’da başlayan bloklaşma sonucunda, Almanya ile karşı İttifak devletleri birbirine savaş ilan etmişlerdi. Bu nedenle, Rusya Ordusunu savaşa hazır bir duruma getirmiştir. Antlaşmalar uzun sürdüğü için, sınır birliklerinde Osmanlı, Rus subayları arasında iyi ilişkiler başlamıştı.1

Daha sonralarda Osmanlı ve Rus subayları arasın da karşılıklı ziyaretler artmıştı. 1 31 Ekim 1914 tarihinin akşamında Rus tarafına ziyarete giden Os-manlı subayları.

1 Kasım 1914 yılında esir muamelesi gördüler. Rus subayları Osmancı subaylarına “Esir oldunuz” dediler. Batum’dak: Gürcü ağaları araya girip, bizim subaylarımızı kurtardılar. Yöremiz için acı günler 1 Kasım 1914 tarihinden itibaren başlamıştır. Ruslar, Osmanlı Devleti’ni hazırlıksız yakalamıştı. Trablusgarp ve Balkan savaşlarının yenilgisiyle madden ve manen yıpranan Osmanlı ordusunda manevi bozukluk başlamıştı.

Savaş alanlarındaki kahraman ordumuz sürekli ve sayısız cephelerde uzur. suren savaşların olmasından dolayı yarı aç, yan çıplak bir durumdaydı.2 Ruslar, Karadeniz’in doğu anda büyük bir hazırlık yapmıştı. Üçüncü Plastren Tugayı, 264. Alay 19. Türkistan Alayı, 25. Piyade Taburu, 3.Kale Topçu Taburu ve üç topçu bataryasından oluşan bir kara kuvveti mevcuttu. Aynca 8. Muhafız Taburu 1. Gönüllü Taburu (Ermeni-Gürcü) 2.Süvari Bölüğü, 1. Atlı Gönüllü Birliği (Ermeni-Gürcü) 24 Parça top, 7 nakliye gemisi, 2 top çeker, 1 torpil gemisi, 2 torpido gemisi ile birlikte Rastislov adında bir hat gemisi de mevcuttu.3

Batum gibi bir savaş limanına sahip olan Rusya donanması yeniden onarılıp, donatılmıştı. Maria ve Katerina adlı zırhlı gemileri iyice güçlenmişti. Bu güçlü donanma Karadeniz kıyılarını rahat bir şekilde, istediği gibi bombalayıp ve karadan olan kuvvetleri de destekliyordu. Bu şekilde modemize edilen Rus Ordusu Yavuz, Midi .: ve Gul Cemal ve Hami-diye gibi savaş gemilerim zder çekinmiyordu.

Bu düşman kuvvetleri karşı  sahil cephemiz, Teşkilatı Mahsusa Alayı, Trabzon Giresun Jandarma Alayları, Hopa Hudut ve Mele Taburu gibi derme çatma birliklerden oluşmaktaydı.

Ayrıca gönüllü gençlerden kurulan sahil çeteleri (Sivil Kuvvetler) de vardı Karşılıklı kuvveder arasındaki bu dengesizliğe karşı. Batum’dan Harşit Çayı’na kadar uzanan bir sahil cephemizdi Üstün düşman kuvvetlerine karşı olan direnişlerimiz tarihi altın harflerle yazılmıştır.

Karadeniz bölgesinin doğusunda üstlenen kuvvetlerimiz. köylerden, kasabalardan, kentlerden kopup gelen gönüllülerden oluşmaktaydı Bu gönüllü kuvvetlerimiz, Rus kuvvetlerine karşı her an tetikte bekliyorlardı. Ruslar Trabzon’u işgal edebilmek için Avrupa cephelerinden otuzbeşbin kişilik takviye kuvveti aldılar.

4 Rusların Doğu Karadeniz Bölgesi’nden hızla ilermesinin nedeni ise, başta Doğu Anadolu’da olan cephelerimizin çökertilmesiydi. Bundaki en büyük neden Dönemin Genel Kurmay Başkanı Enver Paşa’nın5 kötü yönetimi idi. Bu felaket tarihe “Sarı-amış felaketi” olarak geçmiştir.

Bu yüzden Karadeniz sahillerimizin savunulması düşmana oranla çok yetersiz sayıdaki kuvvetlerimize bırakılmıştı. Rusların Doğu Karadeniz’e 34 tabur piyade,3 bölük süvari, 48top ve 12 deniz uçağı kuvvet gönderilmişti. Buna karşı Rize ve çevresindeki kuvvetlerimiz on tabur halinde 4879 kişiden oluşmaktaydı. Üstün olan düşman kuvvetleri karşısında geri çekilmekten başka çare yoktu.

Lazistan Müfrezesinin mevcudu 12C-I kişiye inmişti. Son savaşlarda ise bu mevcut 1.000 kişiye ulaşmamıştı. Sadece 28.Alayımıza iki tabir takviye edilmişti. Ruslar tüfek sayısınca 7 misi, top sayısı bakımından ölçülemez bir üstünlüğe sahip. Bunun yanısıra Rus deniz gücünün, Karadeniz’deki üstünlüğü düşmana karşı sayısız yararlar sağlıyordu

Ayrıca coğrafi şartlarda. Rize sahillerinde derelerin sahile dik inmesi nedeniyle, birliklerimiz bir taraftan, karadan ilerleyen Hüyınn gücüyle mücadele ederken, diğer taraftan Hnynan donanmasına açık hedef teşkil ediyordu. ‘ Rus ordusu deniz üstünlüğü sayesinde kuvvetlerimizin gerisine asker çıkarma imkanına sahip oluyordu.

Çoğu yerli olan askerlerimiz aileleri ve evlerinin derdine düşerek köylerine dağılmışlardı.” Trabzon ihraç Komutanlığında Neşet Paşa komutasında sekiz andarma taburu ilave edilerek, Rize’den Samsun’a kadar sahillerimizi müdafaa etmek için gönderilmişi.’ Dönemin Rize Valisi (Mutasarrıfı) Cemal Azmi Bey, o yıllarda Trabzon Valiliğine atanmıştı. Atik ve cesur olan bu valiye, zamanın hükümetince menzil müfettişi askeri, rütbesi verilmişti.

Trabzon Valisi Avni Bey’le Trabzon havalisi komutanı Avni Paşa’mn arası iyi değildi. Bu anlaşmazlıklardan dolayı da, Trabzon’da bir Gürcülük cereyanına sahne olmuştur. Düşmana karşı savunmalarımızı zayıflatan bir diğer neden de bu idi. 10

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.