Dünya Nasıl Oluştu (Dünyanın Yapısı ve Özellikleri) Nedir

DÜNYA, Güneş sisteminin, üstünde insan yaşayan gezegeni. Yer adı da verilir. Yirminci yüzyıl boyunca, bilim adamları Dünyanın ve öteki gezegenlerin oluşumu konusunda çeşitli görüşler ileri sürmüşlerdir.

Kimi bilginlere göre çok uzak bir geçmişte. Güneşin yüzeyi şiddetli termonükleer patlamalar nedeniyle korkunç püskürtmelere yol açmış olabileceği düşünülmektedir. Püsküren maddeler Güneşin çevresinde büyük bir akkor bulut oluşturmuştur. Bu gaz ve toz kitlesi soğuyup yoğunlaşarak, birçok katı cisim oluşturmuştur.

Daha büyük cisimler, çekim kuvvetleri nedeniyle küçük cisimleri kendilerine çekip onlarla birleşmişler ve büyüme süreci sonunda gezegenler ortaya çıkmıştır. Başka araştırmacılar ise Güneş ve gezegenlerin yıldızlararası bir maddeden oluşan bir buluttan aynı anda doğduklarını sav umurlar.

Bu kurama göre, birkaç milyon yıl önce Güneş sistemi kendi çevresinde ağır ağır dönen bir toz ve gaz bulutuydu. Çekim kuvveti nedeniyle yıldızlararası maddenin büyük bir kısmı yavaş yavaş bulutun ortasında yoğunlaşarak daha sonra Güneşe dönüşen yuvarlak bir kitle oluşmuştur. Geri kalan bölüm ise Güneşin çevresinde yer alarak, dönme sonucu ince bir toz ve gaz bulutu halkası haline gelmiştir.

Anaforlar ve düzensiz hareketler (halkayı oluşturan malzeme parçacıkları arasmdaki raslantısal çarpışmalar) zamanla, .gezegenlerin oluşmasına elverişli koşulları yaratmış, böylece Dünya ve öteki gezegenler ortaya çıkmıştır. On sekizinci yüzyıl başlarında öne sürülen bir görüşü yeniden ele alan bu görüş, bugün en akla yatkın açıklama olarak Kabul edilmektedir. Yapılan son incelemelerin.

Kuğu takımyıldızına giren genç bir yıldızın çevresinde “gezegen öncesi” bir halkanın gittikçe büyümekte olduğunu göstermesi de, bu kuramı desteklemektedir, tik yaşam belirtileri: Oluşumu hangi yollarla gerçekleşmş olursa olsun, Güneş sisteminin bundan 4600 milyon yıl önce son şeklini aldığı bilinmektedir.

Bu gerçek, Dünya ve Ay yüzeyindeki kayaçlarda rastlanan kimi radyoaktif maddelerin incelenmesiyle saptanmıştır. Dünya tarihinin ilk bir milyar yılı konusundaki bilgiler kesin değildir. Yalnızca kimi varsayımlar ileri sürülebilir. Bu dönemde büyük bir olasılıkla Dünya bol radyoaktif maddelerin varlığı ve yerçekimi nedeniyle serbest kalan ısının sonucu bütünüyle erimiş haldeydi.

Isı belki de çok sayıdaki küçük gök cismiyle çarpışmanın ya da Ay’ın Dünya yörüngesine girişinin sonucuydu. Her iki durumda da ısı, Dünyadaki malzemenin farklılaşmasını sağlamıştır. Demir ve nikel gibi ağır elementler Dünya merkezine doğru kaymış, silis ve kalsiyum gibi hafif elementlerse yüzeyde kalarak soğumuş ve Dünyanın ilk kabuğunu oluşturmuşlardır. Bu süreç ortalama 3700 milyon yıl önce tamamlanmıştır.

Bugün Grölland’da, Sovyetler Birliği ve Antartika’da bulunan bazı kayaların o döneme ait oldukları saptanmıştır. Bu çok eski kayalar, deniz kısı-ymda bulunan ya da ırmakların alüvyonla taşıdıkları çakıl taşların biraraya gelmelerinden oluşmuştur. Arkeozoik adı verilen bu ilk jeoloji çağında Dünyada sıvı şeklinde bol miktarda su bulunduğu bilinmektedir. Sıcaklık bugün olduğu gibi 20-25 derece arasında değişirken, atmosferin büyük bir olasılıkla su, karbondioksit, metan gazı ve amonyaktan oluştuğu sanılmaktadır.

Yeryüzünün görünümü de kuşkusuz çok farklıydı. Her “tarafı kaplayan büyük ve derin okyanuslarda yer alan çok sayıdaki çorak ve basık adada, yanar- dağlar etkinlik halindeydi, işte bu ortamda bundan ortalama 3 milyon yıl önce, ilk canlılar olan bakteriler ve tekhücreli su yosunları ortaya çıkmıştır.

Bir milyon yıl sonra ışılbireşim (fotosentez) yapabilme yeteneğine sahip ilk su yosunları belirmiştir. Ancak bunların ürettiği oksijen atmosfere cayılmıyordu. Deniz ve ilk toprak, oksijeni çok seven demir gibi maddeler bakımından çok zengindi; bu maddeler oksijeni alarak kimyasal bileşimler oluşturuyorlardı, örneğin geniş demir oksit alanları böyle oluşmuştur.

Arkeozoik çağ ortalama 600 milyon yıl öncesine kadar devam etmiştir. Bu uzun süre boyunca çok önemli gelişmeler olmuştur. Henüz yumuşak olan yer kabuğu alt kısımlarda bulunan kaygan ve erimiş haldeki magmanın ağır hareketleri ile hemen kırılıp parçalanıyordu.

Bu parçaların bir bölümünün bir araya gelmesiyle anakaraların oluşması gerçekleşmiştir. Anakaraların birbirleriyle karşılaş-tırları yerlerde yer kabuğu yükselerek ilk dağ sıralarını oluşturmuştur. Bu arada atmosferin kimyasal yapısı da değişmiştir. Bu çağın sonlarına doğru atmosfer Güneş ışınlarını yansıtarak sıcaklığın yükselmesini sağlayan karbon-monoksit ve su buharından oluşuyordu.

Havada artık Dünyayı, Güneşten gelen morötesi ışınların etkisinden koruyan, az oranda oksijen de bulunuyordu. Bütün bu koşullar, birhücreliler gibi başka canlı organizmaların ortaya çıkmalarına olanak sağlamıştır. Bunlar da denizlerdeki öbür canlılara eklenmiştir. Arkeozoik çağın sonunda yine suda yaşayan, sindirim organlarına ve sinir sistemine sahip ilk canlılar görülmeye başlamıştır.

Anakaraların biçimlenmesi: Paleozoik çağın başlamasını büyük bir buzullarıma belirler. Anakaraların oluşumu yavaş yavaş devam ederken, deniz, yüzeyinin hareketleri, su yüzeyindeki toprakların biçimlerini ve boyutlarını değiştiriyordu. Okyanuslarda ilk balıklar görülürken, kimi eklembacaklılar sulardan çıkarak yaşamlarını karada sürdürmeye başlamışlardı.

Bu çağın ortalarına doğru bugünden ortalama 400 milyon yıl önce, önceleri yalnızca deniz yosunlarından oluşan bitki örtüsü de zenginleşmeye başlamış, ilk sporlu (çiçeksiz) bitkiler ortaya çıkmıştır. Böylece yeryüzü, canlıları koruyup beslebeyilecek bir ortama dönüşmüştür. Su yüzeyindeki karaların milyonlarca yıldır yaptığı dikine hareketler çeşitli kırılmalara, denizin içerilere kadar sokulup göl ve bataklıkları oluşturmasına olanak sağlamıştır. Bunların çevresinde, içinde sürüngenlerin ve iki yaşayışlıların yaşadığı geniş ormanlar gelişmiştir.

Ancak Paleozoik çağın bitimine doğru, bundan 230 milyon yıl önce görülen bir dizi buzullarıma dönemi sonunda, buz kitlelerinin yayılıp, geri çekilmeleri, deniz düzeyini büyük ölçüde etkilemiş, ormanlar çamur tortuları ile kaplanmıştır. Bu tortular zamanla günümüzün en önemli yakıtlarından biri olan kömürün oluşmasını sağlamıştır. Paleozoik çağm ikinci yansında, anakaralar kendi aralarında iyice sıkışıp yakınlaşarak Pangea adı verilen büyük karayı oluşturmuşlardır. Bu büyük karanın birbirine bağlı iki kısımdan oluştuğu sanılmaktadır. Bunlar kuzey yarımkürede bugünkü Avrupa, Asya, Kuzey Amerika ve Gröllünd’dan oluşan Laurasya ile güneyde bulunan ve Güney Amerika, Afrika, Madagaskar, Hindistan, Antar-tika ve Avustralya’dan oluşan Gondwana idi.

Bundan ortalama 200 milyon yıl önce Paleozoik çağm sona ermesiyle Pangea parçalanmaya, anakaralar birbirinden uzaklaşmaya başlamıştır. îlk olaak Güney Amerika ayrılarak, batıya doğru yönelmiş ve Atlas Okyanusu’nun güneyi şekillenmiştir. Daha sonra Hindistan 150 milyon yıl süren ve sonunda Asya anakarası ile birleşerek bu noktada Hima-laya Dağlan’m oluşturan hareketine başlamıştır.Bu arada Laurasya’da da büyük değişiklikler olmuştur. Doğuya doğru kayan Avrupa, Asya ile birleşmiştir.

Birleşme bölgesinde ortaya çıkan basınç, kıvrılmalara ve Karpat ve Ural dağlarının oluşmasına yol açmıştır. Kuzey Amerika ise batıya doğru kayarak Atlas Okyanusu’nun kuzeyinin oluşmasına neden olmuştur.Anakaraların bugünkü görünümlerini kazandıkları bu çağa Mezozoik adı verilir. Bu çağda çeşitli hayvan ve bitki türleri de büyük bir hızla çoğalmaya başlamıştır.

19 thoughts on “Dünya Nasıl Oluştu (Dünyanın Yapısı ve Özellikleri) Nedir

  1. uzun diyosanız kısaltarak yazın beyin yokmu sizde bunuda bizmi söyliyak :aDSADFASADSAa :D ☺

  2. çok bilgilendirici arştırma m 28 sayfalık bu bi sayfa bile sürmez

  3. HİÇ DE BİLE BUNA GÜZEL DİYENİN ANINI KARIŞLARIM AZICIK KISA DEDİK ÖNÜMÜZE CIKTI
    KOCAMAN YAZI ANKARANIN BİÇİMLENMESİYMİŞ HAH GÜLÜYÜMDE BOŞA GİTMESİN HA HA HA

  4. bence çok güzel bir site yazı için çok teşekkürler ben 12 yaşındayım 6 ıncı sınıfa gidiyorum sizin sayenizde öğretmenim tebrik etti “Dünya Nasıl Oluştu ( dünyanın yapısı ve özellikleri) nedir ” yi araştırdım çok sağolun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.