Atatürk'ün Rize'ye Gelişi 17 Eylül 1924 Nedir Vikipedi Kısaca - Rize


Atatürk’ün Rize’ye Gelişi 17 Eylül 1924

Yıkılan bir imparatorluktan ve dünyanın süper devletlerinin üzerimize çullandığı bir coğrafyada Türkiye Cumhuriyeti ile Türklüğü milletler camiasının onurlu bir üyesi yapan Mustafa Kemal, şimdi yurdunu ve milletini bir Cumhurbaşkanı olarak gezmeye görmeye çıkmıştı.

Bu amaçla Atatürk 15 Eylül 1924’te ilk kez Trabzon’a geldi. Beraberinde eşi Lâtife Hanım ile İstanbul Mebusu Hamdullah Suphi Tanrıöver, Gaziantep Mebusu Ali Kılıç, Bozüyük Mebusu Salih Bozok, Rize Mebusu Rauf, Başkâtip Rusuhi ve Ankara Polis Müdürü Dilaver vardı.

Hamidiye Kruvazörü ile Trabzon’a gelen Atatürk, 17 Eylül 1924 günü öğleden sonra saat iki ye kadar, burada gezi ve incelemelerde bulunduktan sonra Rize’ye hareket etti.

Atatürk’ün Rize’ye geleceğini duyan Rizeliler şehrin sokaklarını doldurmuştu. Rize kurtarıcısını bekliyordu. Karaya çıkacağı iskelenin yanında kayıklarla, motorlarla yaşlı genç herkesin gözü ufukta Hamidiye gemisini arıyordu. Derken saat 17.00 ye doğru Hamidiye gözüktü. İlk motorla

Mustafa Kemal ve eşi sahile doğru hareket ettiler. Sahilden toplar atıldı. Kurbanlar kesildi.

Halkı selâmlayarak iskeleye çıkan Atatürk, dinlenmek için doğruca Mataracı Mehmet Beyin evine gitti. O gece Rize’de fener alayı ve şenlikler yapıldı. Ertesi gün (18 Eylül 1924) Atatürk Hükümet Konağını, Belediyeyi, Halk Fırkasını ve Garnizon Komutanlığını ziyaret etti. Vilâyette çeşitli heyetleri kabul eden Atatürk, bu arada Erzurum’dan gelen heyetle de görüştü. Erzurumlular 13 Eylül 1924’te meydana gelen depremde Atatürk’ü de aralarında görmek istiyorlardı.

Atatürk Erzurumlulara Erzurum’a geleceğini ve durumu yerinde inceleyeceğini söyledi. Rizeli kadınlarda Latife Hanımı çok sevmişler ve etrafını sarmışlardı. O gün Rize’de yeni yaptırılan iki çeşmenin açılışı yapıldı. Çeşmenin birine Gazi, ötekine Cumhuriyet adı verildi. Bir de yeni caddenin açılışı yapılacaktı.

Vali bunun adının Gazi Mustafa Kemal Paşa Caddesi olmasını istiyordu. Atatürk:Hayır. Cumhuriyet Olsun dedi. Caddeye bu ad verildi. Yolların düzgünlüğü Atatürk’ün dikkatini çekmişti. Vali Mehmet Hurşit Beye;

Yollarınızı bu hale nasıl getirdiniz? Dedi.

Vali de;

  • Bütün çevre köylülerini, Jandarmalarla toplayıp çalıştırdım dedi.

Bu duruma üzülen Atatürk;

  • Hayır. Kimseyi zorla çalıştıramazsınız. Cumhuriyet angarya demek değildir. Diyerek sitem etti.

Hükümet Konağının tahta olan merdivenlerinden aşağı inerken beyaz sarıklı Rize Müftüsü Atatürk’e bir kâğıt uzattı.

Bu kâğıdı Rize Avukatlarından Hafız Hulusi ile Şer’iye Mahkemesi Başkâtibi Osman Efendi yazmışlardı. Kâğıdı okuyan Atatürk bunu daha sonra Valiye uzattı. Ve şöyle dedi.

Medreseler açılmayacaktır. Bu millete mektep lâzımdır. Saat 16.30’da Rize’den ayrıldı. Gülcemal Vapuru Mustafa Kemal ’ i Fener’e kadar uğurladı.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ