18. Yüzyılda Rize

  • 25 Kasım 2011
  • 606 kez görüntülendi.

Defterdar San Mehmet Paşa’nın Zübde-i Vakaiyat adlı eserinde Rize’den bahsetmektedir. Bu esere göre Osmanlı donanması 1703 yılında Gürcü Seferine giderken fırtına korkusundan Rize limanına sığınmıştı. Cezayirli Kaptan Ali Paşa Komutasındaki Osmanlı donanmasının bahara kadar Rize’de kalmasını takiben sık sık buraya uğradığım görüyoruz.

Bu yüzyılda ilimizde yapılan eserlerin başında camiler gelmektedir. Çünkü fethi takip eden 150 yıllık bir süreçte,bölgemiz insanının büyük bir çoğunluğu Hak dini İslâmiyet’i seçmişti. Ayrıca yoğun ve sürekli şekilde Akkoyunlu Türkmenlerinin bölgemize yerleşmesi Türkleşme ve İslâmlaşmayı hızlandırmıştır.

1-Camiler

a)Şeyh Camii : Üçüncü defa 1711 yılmda,El-Hac Muhammed Efendi tarafından Piri Çelebi mahallesinde yaptırılmıştır.

b)Taşçıoğlu Camii (Cezayirli Kaptan Ali Paşa Camii)

Rize’nin Tophane mahallesinde 1714-1718 tarihleri arasında Cezayirli Kaptan Ali Paşa tarafından yaptırılmıştır. 1985 yılında yıkılarak yeniden inşa ettirilmiştir. Eski camiden sadece kitabesi günümüze gelmiştir.

c)Orta Cami : 1737 tarihinde yapılmıştır. 1916 Rus işgali sırasında tahrip edildi. Ruslar Rize’yi boşaltırken de Ermeni askerler tarafından yakıldı. 1929 yılında onarım gördü. 1941 yılında yeniden yapıldı. 2002 yılında bu caminin az ilerisinde Belediye Başkanı Hızır Hop öncülüğünde yeni bir cami inşasına başlanarak 2004 yılında bitirildi. Yeni Orta cami tamamlanınca eskisinin yıkılacağı ve böylece bu yolun genişletileceği söylendi.

d)Ardeşen Yukarı Durak B. Mahalle Camii: 1743 yılında yapılmış olup, 1842’de onarım görmüştür.

e)Çayeli Aşıklar Köyü Camii: 1765 yılında yapıldı. 1965’te yeniden inşa edildi.

f)Cimil Başköy Camii: 1773 tarihinde yapıldığı bilinmektedir.

g)Baltacı Camii: 1791 tarihinde Mahmut Zade El-Hac Muhammed tarafından yapılmış olup,Hemşin merkezindedir.

h)Hemşin Bilenköy Camii: 18. yy. sonlarında yapılmış olup, 1894 yılında onarılmıştır.

i)Değirmendere Camii: 1786 tarihinde Hacı Salih Tatoğlu tarafından Rize merkez Değirmendere mahallesinde yaptırılmıştır. 1911 yılında yeniden onarım ve eklemeler yapılarak günümüze kadar gelebilmiştir.

j)Yücehisar Camii: 1798 yılında Ayşe Hanım tarafından Pazar ilçesi Yücehisar köyünde yaptırılmıştır. Daha sonra yıkılarak yeniden inşa edilmiştir.

k)Yalı Camii:Atatürk caddesi üzerinde Orta Cami ile Şeyh Camii arasında yer alıyordu. Eski Rize fotoğraflarında görülen bu cami daha sonra yıkılmış ve bir daha yapılmamıştır.

1) Müftü Mahallesi Camii: 1785 tarihinde yapılan eski caminin yerine,biraz daha kuzeye kaydırılarak 1965 yılında yenisi yapılmıştır.

m)Müftü Camii:Yeniköy mahallesinde ve bugünkü Kazdal Camiinin bulunduğu yerde olduğu söylenmektedir. Daha sonra yıkılmış olup Müftü Köseoğlu Hasan Efendi’den dolayı bu adla anılıyordu.

n)Güneysu Merkez Camii:İlk defa 1798 yılında yapılmış olup, 1907 yılında yenilenmiş ve 1990 da son şeklini almıştır. 2-Sivil Mimari

Rize Halk mimarisinin en özgün örnekleri evler,naylalar,tek gözlü kemer köprüler ve değinilenlerdir. Plan olarak hayatlı evler ve iç sofalı evler yaygındır. Şehir merkezindeki evler taş,dolma göz,bağdadi duvarlı ve kırma çatılı yapılardır. Köylerde ise hayatlı evler yapılmıştır.

Zemin katta ahır yer alırken,esas yaşama alanı Ev içi ve onun etrafındaki odalardan meydana gelmektedir. Naylalar ise mısır kurutmak ve yiyecekleri güvenle saklamak için özellikle kestane ağacından yapılmışlardır. Naylalarda özgün bir ahşap oyma motifleri vardır.

a)Tuzcuoğlu MemişAğa Konağı ve Çağdaşları

18.yüzyılda yapıldığı söylenen konak.üç katlı olup birçok oda ve çeşitli bölümlerden oluşmaktadır.

3-Kemer Köprüler

Akarsular üzerinde kurulmuş bulunan ve genelde de tek gözlü olan bu kemer köprüler,bölgenin geleneksel mimari anlayışım yansıtmaktadır. İlimizde her vadi ve akarsu üzerinde birkaç tane bulunan bu köprüler taştan ve Horasan Harcı denilen kireç,kum,yumurta akı ve pekmez karışımı harç ile yapılmaktadırlar.

Günümüze kadar ulaşabilenleri 18. ve 19. yüzyıllarda yapıldığı çevrelerindeki halk tarafından ifade edilmektedir.

İlk kemer köprülerin Osmanlı fethini takip eden yıllarda yapıldığına şüphe yoktur. Çünkü bölgemiz coğrafyası Osmanlı ile sömürgecilikten kurtulup vatanlaşmaya başlamıştır.

Bunlara bir örnek olması bakımından merkez Gündoğdu beldesi Velâ deresi üzerinde bulunan tek gözlü kemer köprüyü gösterebiliriz. 19. yüzyıl başlarında yapıldığını sandığımız bu köprü zamana ve fırtınalara karşı halen sağlamlığını muhafaza etmektedir.

4-Koç-Koyun Heykelleri

At,koyun ve koç heykelleri Orta Asya kaynaklıdır. İslâm öncesi dönemde Türkler tarafından mezar taşı (balbal) olarak kullanılmıştır. Bu gelenek jslâmi dönemde de devam etmiştir. Bugün Azerbaycan’da.Doğu Anadolu’da Karakoyunlu ve Akkoyunlu yerleşmelerinde bir çok at,koyun ve koç heykelleri bulunmaktadır. İlimiz Çamlıhemşin ilçesinde bulunan koç heykelleri bölgenin tarihine ışık tutacak önemli buluntulardır.

a-Aşağı Çamlıca Koç Heykeli

Çamhhemşin ilçesi Aşağı Çamlıca köyündeki koç heykeli Hacı Sırtı mevkiinde çalılıklar arasında bulunmaktadır. 1.50m. boyunda,60 cm. yüksekliğindedir. Mahalli beyazımsı bir taştan yapılmıştır. Baş ve boyun kısımları detaylandırılmış diğer kısımlar kaba olarak bırakılmıştır. Boyun uzun tutulmuş,baş kısmında boynuzlar volüt,gözler ise daire şeklinde stilize edilmiştir.

b-Ülkü Köy Koç Heykeli

Çamlıhemşin ilçesi Ülkü köydeki koç heykeli üç parça halinde kırılmıştır. Geçtiğimiz yıllarda Rize müzesine getirilerek 201 numara ile envantere kayıt edilmiştir. Yaklaşık olarak 1.30 m. Uzunluğunda,45 cm. yüksekliğindedir. Bu heykelde de boyun uzun tutulmuştur. Boynuz kıvrımları daha belirginleştirilmiş olup,ağız sivri bir şekilde son bulmaktadır.

5- Bir Ucu Kurt Başlı, Diğer Ucu Koç Başlı Şeklindeki Kapı Menteşeleri

Demir ve demircilik konusunu insanlık âlemine tanıtan Türkler bu sanatın ürünlerininde günlük hayatımızda kullanılmasında diğer milletlere öncülük etmişlerdir.

Demiri şekillendirirken kendi ruh ve inanç yapısını da ona aksettirmişlerdir. Bunun için bir Türk demircinin elinden çıkan bir eserde onun damgasını görmek mümkündür.

Bölgemizde Çamlıhemşin yöresinde eski evlerde çokça rastlanılan kapı menteşeleri buna en iyi örnek olduğu kanaatindeyim. Türk demirci ustalarının elinden çıkan “bir ucu Koç Başı, diğer ucu Kurt Başı şeklindeki bu kapı menteşeleri de “bazı art niyetli manda kafalılara ” Türklüğü “haykırmaktadır.

6-Mezar Kitabeleri

Mezar kültürü değişik din ve milletlerde farklı bir biçimde gelişmiştir. Türk-Osmanlı mezar kültürünü ele alırken İslâmiyet öncesi ve sonrası olarak değerlendirmek uygun olacaktır.

Türklerde İslâmiyet öncesi mezarları, Orta Asya’da Göktürk ve Uygur mezarlıklarma.Türklerin mezar üzerine taş dikme geleneğine, kutsal sayılan at,koç,koyun gibi evcil hayvanların taştan yapılmış heykellerini mezar taşı olarak yaptırmaları ve göçtükleri yerlerde ölen ilk beylerinin mezarlarına koç heykelini mezar taşı olarak dikmeleri atalarımızın nerelerde yaşadıklarını ve etnik kimliklerini göstermesi bakımından önemlidir.

İslâm topluluklarından Türkler, mezarlara özel önem verirler. Genellikle cami yakınlarına kurulan toplu mezarlıkların yanında günümüzde aile mezarlıkları çoğunluktadır.

Rize bölgesinde aile ve akraba mezarlıkları yaygındır. Osmanlı dönemi mezar taşlarının üst kısmı sarık biçiminde olup, ay yıldız sembolü bulunmaktadır. Zengin,eşraftan yada mevki sahibi kişilere ait olan bu mezar taşlarının yanında çoğunlukla sade,yuvarlak ve isimsiz mezar taşlarının çoğunlukta olduğu görülmektedir. Mezarların yapımında kullanılan mezar taşlan beyaz mermer olup,yörede bu özellikte bir taş bulunmamaktadır. Bunların Trabzonjstanbul ve Rusya’dan getirildiği ifade edilmektedir.

Rize il merkezinde fetihten sonra oluşan ilk mezarlık bugünkü Adliye ve İl Halk Kütüphanesinin bulunduğu yerde idi. Bununla eş zamanlı olarak oluşan ve muhtemelen kaledeki askerlere ait olduğunu sandığımız kale mezarlığı da ilk olma özelliğini taşımaktadır. Bunları Şeyh Camii,Orta Cami ve Dalyan Camii çevresindeki mezarlıklar izlemektedir. Ancak gerek şehirleşme ve gerekse de şehir yöneticilerinin ilgisizliği ve sorumsuzluğu,tarihi nitelikteki, her biri ülkemizin tapusu niteliğinde bu tarihi mezarları yok etmiştir. 18.yüzyıla ait mezar kitabelerinden bazıları şöyledir.

1-Rize kalesi mezarlığında 1718 tarihli mezar kitabesi,

2-Kalkandere Çağlayan köyü mezarlığında Molla Ahmet’e ait kitabenin tarihi 1761,

3-Pazar ilçesi Suçatı köyü mezarlığında İbrahim Ağaya ait mezar taşı kitabesinin tarihi 1767,Mustafa Çelebi’nin ise 1759 dur.

4-Pazar ilçesi Yüce hisar köyü Aşağı Mahalle camii mezarlığında İsmail Ağaya ait mezar kitabesinin tarihi 1792’dir.

5-Rize Yukarı Ali Paşa mezarlığında Nevruz efendiye ait mezarkitabesinin tarihi 1798,

6-İyidere ilçesi Denizgören mezarlığında Salih Kalkavan’a ait mezar kitabesinin 1784,

7-Derepazarı Sandıktaş köyü mezarlığında Hacı Süleymanoğlu Cabir’e ait mezar kitabesinin tarihi 1790,

8-Fındıkh ilçesi Çağlayan köyü mezarlığında Hacı İbrahim oğlu Ali efendinin mezar kitabesinin tarihi 1798

9-Çayeli ilçesi Cafer Paşa camii mezarlığında bulunan Hasan Paşa zade Ahmet Çelebi oğlu El-Hac Osman efendiye ait mezar kitabesinin tarihi 1720

10-Cimil Başköy mezarlığında Molla Osman’a ait mezar kitabesinin tarihi 1757,Hacı Osman ağa zade Genç Mustafa ağaya ait olanının ise 1791 ‘dır.

11-Rize merkez ilçe Çaykent Müderris köyü mezarlığında bulunan Hacı Osman Ağanın kerimesi Velkü’lü (İkizdere Erenköy) Ali efendinin zevcesi Havva Tusli’nin mezar kitabesinin tarihi 1772’dir. Kitabedeki ifadeden anlaşıldığına göre Osman Ağanın kızını Velkü’ye gelin vermiş,fakat kızı ölünce onu baba toprağına defnetmiştir.

12-Rize merkez Kireçhane köyü mezarlığında bulunan Abdülfettah oğlu Uzunali Ağanın mezar kitabesinin tarihi 1788′ dır. Köy halkı Uzunali Ağa ile birlikte altı ailenin Erzurum’dan buraya gelip yerleşen Müslüman grubun lideri olduğunu söylüyor.

13-Reşadiye mahallesinde Reşadiye camii giriş kapısındamuhafaza edilen mezar taşına göre Hacı Madan merhumun ölüm tarihi 1671 olarak gösterilmektedir. 14-Rize’nin Gündoğdu (Fetekoz) beldesi Velâ (Veliköy) köyünün Koçimoloz (Aktaş )Köyünü ilk defa şenlendiren “Molla Ahmetoğlu Hacı Mehmet Hatip” in bugün köy mezarlığında bulunan mezar taşında ölüm tarihi 7 Haziran 1 279/1864 olarak belirtilmektedir.

Yanında bulunan ve büyük oğlu “Hacı İbrahim Hatip’e ait olan mezar taşında ise herhangi bir tarih yazılmamış olup,” sadece müteveffanın büyük oğlu denmektedir. Yine aynı mezarlıkta yan yana , vapıhş şekli ve üzerlerindeki yazılanlardan anlaşıldığına göre bu dört -lezar taşı aynı usta tarafından aynı zamanda yapılmıştır.

7)Vakıflar

Rize ile ilgili vakıf kayıtlarına göre; Rize dahilinde 40 adet taşınmazı ve 19 adet akar vakıf bulunmaktadır. Hayrat taşınmazlarının 25’i Rize’de, 8’i Çayeli’nde, 3’ü Pazar’da ve 4’ü Fındıklı’dadır.

Hayrat taşınmazlarının bir kısmı mezarlıktır. Bunlardan biri de Hayrat mahallesi mezarlığıdır. Hayrat mahallesi ismini bu vakıftan almıştır. Rize’de bulunan vakıflardan bazıları şunlardır.

1-Rize Tophane mahallesinde 2237 m2 akar vakıf, Murat Paşa vakfı olarak bilinmektedir.

2-Rize Çarşı mahallesinde 62 m.2 akar vakıf, Şeyh Hüseyin Ağa vakfı olarak bilinmektedir.

3-Çayeli’nde Büyük Cafer Paşa vakfı 12 parsel çaylık ve çalılığı ihtiva eder.

4-Pazar ilçesinde 4 dükkân,828 m2 akar vakıf, Hatuniye Gülbahar vakfı olarak bilinmektedir.

5-Rize’nin Yeniköy mahallesinde 383 m.2 hayrat taşınmazı Şeyh Hüseyin Ağa vakfı olarak bilinmektedir.

6-Rize’nin Yeniköy mahallesinde 678 m.2 hayrat taşınmazı, Hatuniye vakfı olarak bilinmektedir.

7-Rize’nin Gülbahar mahallesinde 2142 m.2bahçe,

8- Rize’nin Gülbahar mahallesinde 1395 m.2 hayrat taşınmazı, Hatuniye vakfı olarak bilinmektedir.

9-Fındıkh’da 550 m2 . Bahçe,

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ