Rize’de Kurtuluşun Gözyaşları

  • 21 Aralık 2011
  • 1.382 kez görüntülendi.

Rus kuvvetleri Harşit Deresi’ne kadar ilerlemişlerdi. İşgal kuvvetlerinin komutanı Türk siperlerini gezerken güçlü olan ordusunun bir adım ilerlemesine izin vermeyen bir avuç sivilin yarattığı kahramanlık karşısında hayranlığını gizleyemedi. “Bu millet esir edilmez. Bütün uğraşmalarımız boşuna.Nasıl olsa Türkler bizden vatanlarını alacaklardır. Tarih böyle kahramanların toprağında düşman çizmesini uzun zaman dolaşmayacağını ispat etmiştir.”

Rusya’da patlak veren Bolşevik ihtilalinden sonra Ruslar yavaş yavaş kendi topraklarına geri çekilmeye başladılar. O yıllarda Batum’da olan “Mü-dafai İslam Cemiyeti” azalarından Batumlu Cemil Hamzaoğlu dönemin milletvekili Osman Özgen Bey, Rize’nin Gülbahar Mahallesinden İsmail Vardaroğlu’na bu durumu anlatır.

Ayrıca hemen takasının hazırlanmasını söyler. İbrahim Kızıloğlu’nu da yanına alarak Tirebolu’da bulunan ordumuzla Sürmene Belediye Başkanı ile temasa geçtikten sonra Tirebolu’ya (Giresun) gittiler.

Cemil ve İbrahim Beyler ilgililerle görüşmeleri bitince, beraberinde olan Harşit Çayı komutanı Fehim Paşa, Şark cephesi komutanı Yzb. Muhittin Solar, Hopalı Teğmen Mehmet Efendi ve Mustafa Bey ve iki çavuşla beraber Rize’ye doğru yola çıktılar. Mustafa Bey’i Sürmene’ye bıraktıktan sonra tekrar yollarına devam ettiler. Rize’ye geldikten sonra gecenin karanlığından faydalanarak, Müftü Mahallesi’nde gizlice Osman Kalamazoğlu’nun evine gittiler.2

Yarım saat sonra Osman Bey’in evinin penceresinden 5 el ateş edilerek Rize’lilere barışın ilk müjdesini verdiler. Bu haber bir anda her tarafta duyuldu.

Bütün Rizeliler sevinç gözyaşlarıyla o gece sabaha kadar durmadan silah attılar. 2 Mart 1918 tarihinde sisli ve yağışlı bir günde, Ruslar Rize’yi, îkizdere’yi ve Kalkandere’yi terk ederken 2. Türk Kafkas Kolordu ve 37. Tümen bu havaliye tahsis edildi. Ayrıca 1. ve 2. Taburlar Rize’de kurulmuş oldu. 53 Alayımızda bu bölgede idi. Şark cephesi Komutam Yüzbaşı Muhittin Solar Bey, Rize halkına şu mesajı göndermişti. “Uzun yıllar esaretin acısını çektiğimiz o kara günlere artık geçmiş olsun.

Hergün zaferden, zafere koşan Türk orduları, düşmanını her cephede ezmiştir. Rize’ye doğru hareket etmiş olan birliklerimiz çok yakın bir zamanda sizleri sıcak bağrına basacaktır. Biz gelinceye kadar Rize’nin kurtuluşunda emeği geçen vatanperver Şark-i Müdafa-i İslam Cemiyeti’ nin yetkilileri sizleri idare edecektir. Mühendis Osman Bey’in başkanlığında, Zeki Tuzcuoğlu, Arif Bakırcıoğlu, Çakır (Ağa) Memişoğlu, İsmail Durmu-şoğlu, Memiş Güveli, Hacı Hamza Efendi ve iki arkadaşını da başarılı olarak tanıyoruz. Bu başarılı hükümetin emirlerine itaat etmenizi bekliyoruz. Herkes gönül rahatlığıyla vazifelerinin başına dönsünler.’’ der.

Ertesi gün milis kuvvetlerimiz, silahlar atarak milli ordumuzun gelişini müjdeliyorlardı. Yağışlı bir günde bütün halk sokaklara dökülmüştü. Milli ordumuzun gelişini büyük bir hasretle bekliyorlardı. Rize’nin eski gümrük binasının önünde toplanan halka

General Kazım Özalp ve Yzb. Muhittin Solar, kurtuluş beyannamesini okudular. Daha sonra Yzb. Muhittin bey koynundan çıkardığı Ay yıldızlı bayrağımızı sevinç gözyaşları arasında direğe çeker. Harşit Çayı Komutanı Fehim Paşa’mn Rizelilere olan mesajını okumak için eski Rize Belediye’sinin balkonundan toplanan halka şunları söyler: “Muhterem Rizeliler, candan kardeşlerim, artık gözyaşlarınız dinsin.

Halkımız, malımız, canımız olan hürriyetimize ve güzel topraklarımıza kavuştuk. Zafer bizimdir. İki yıllık esaret bizlere kuvvet ve cesaretten başka bir şey vermedi. Yakın bir zamanda Milli Ordumuz Rize’ye gelecektir. Boş yere cephane kullanmayın, hepinizi muhabbetle kucaklar, gözlerinizden öperim.’’

Daha sonra Milli Ordumuz Rize’ye doğru yaklaştığı haberi duyuldu. Bunun üzerine sevinç çığlıkları atan halk askerlerimizi çiçek yağmuruna tutmuştu. Her adımda kurbanlar kesiliyordu. Rize’nin caddeleri insan selleri ile kaynıyordu. Halk, şehrin batı istikametinden (Fener Mahallesi) gelen ordumuza doğru koşuyordu. O gün Rize’de tarihi bir bayram kutlanıyordu. İşgal kuvvetleri geri çekilirken yol boyunca ölü ve ganimetlerini terk ederek kaçıyorlardı. Gemilerle kaçmak isteyen Ruslar ise denize dökülüyorlardı.

Kaynak: Rize’nin Kurtuluşu – Cemal Topaloğlu

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ