Warning: ob_start() [ref.outcontrol]: output handler 'ob_gzhandler' cannot be used twice in /home/mavirize/public_html/mainfile.php on line 91
Rize Osmanlıda Rize ve Rizeliler

 
 

Rize Menü
Haber Konuları

Haber Konuları

Rize Haber

Spor

Rize Belediyesi

Çay&Çaykur

Karadeniz

Video Haber

Köşe Yazıları

Haber Arşivi

Gazete Manşetleri


Rize Tanıtım

Çay ve Çaykur

Çaykur Rize Spor

Rize Tanıtım video

Rizeli Ünlüler

Kivi Meyvesi

Nöbetçi Eczane

Videolarımız

Rize İlçeleri

Resim Galerisi

Dost Siteler

İletişim

Hesabınız

Köşe Yazıları
Özeleştiri derken...
Bundan Sonra Liderler değil Seçmenler konuşacak..
Bizim Kurtarıcı Geç Kaldı
Bir Magazin YAzısı
Yöresel tv Kanalları
.::Rize53::..::Rize53::..Rize Hakkında Herşey .:..::Rize53::..Rize53::..Rize Hakkında Herşey .:53RİZE - Rize'nin İnternetteki En Geniş Bilgi Portalı:. .:53RİZE - Rize'nin İnternetteki En Geniş Bilgi Portalı:.


İzle

İzle

İzle

Ziyaretçi
Pazartesi974
Salı824
Çarşamba792
Perşembe890
Cuma118
Cumartesi889
Pazar920
Toplam:400071
En Çok:5171

Osmanlı döneminde Rize ve Rizeliler hakkında hazırlanan kapsamlı bir rapor


Osmanlı Devlet Arması

Karadeniz Sahil Yolu'nu yöremiz insanına kazandıranlara şükranlarımızı takdim ederiz. Uzun bir sürecin finalini bizlere gösterenlere sonsuz teşekkürler. Halkımıza çağdaş ve uygar dünyaya ulaşmak için bir "can damarı" armağan edenlerden Allah razı olsun. Diğer alanlardaki hizmetlerin de aynı dirayet, kararlılık ve samimiyetle hayata geçirilmesini bekliyoruz. Bu meyanda yöremizle ilgili çok çok önceden, tarihin evvel zamanlarında kafa yoran insanlardan bir tanesinin, Osmanlı İmparatorluğu zamanında kaleme aldığı fevkalade önemli bir raporu takdim etmek yerinde olur düsüncesindeyiz.


Karadenizin sorunları eskiden de aynıymış. İnsanımız o zamanlarda da gurbete çıkarmış, denizcilik yaparmış, Rusya başta olmak üzere yabancı memleketlere gidermiş, yurdun dört bir yöresine ekmek parası için çıkan insanları buna zorlayan şartlar, o zamanlarda da aynı, günümüzde de.


Osmanlı Arşivlerinde bulunan bu belge-raporda, yöremizin kalkınmasından, insanımızın özelliklerinden, sahil yolundan, Rize'yi iç kesimlere bağlayacak olan diğer yolların muhakkak suretle yapılmasından, madenlerin işletilmeye açılmasından bahsedilmektedir. Ayrıca, sosyal sorunlar ele alınmakta ve arazinin darlığından ve tarım alanlarının azlığından dolayı toprak ihtilafları olduğu ve bunun da bazı kan davalarına sebebiyet verdiği gözler önüne serilmektedir. İnsanları hakkında ilk olarak bahse konu olanlar ise, yöre halkının haksızlığa tahammül edemez bir yapıda ve silahşör ruhlu olduğu, her hangi bir düşman saldırısının, halkın direnişiyle geri püskürtüleceğinden, buradalarda kolayca başarıya ulaşamayacağı gibi hususlardır.


Potomya (Güneysu)'da II. Abdülhamid döneminde yapılması için padişahtan izin istenen, daha sonra yapıldığı ve zamanla yıkılıp yerine bir başka cami inşa edildiği ve bugün de bu yeniden inşa edilen caminin yerine yenisinin (Güneysu Yeni Camii) yapıldığı Potomya Hamidiye Cami.


Kuva-yı Milliye Milis Yüzbaşılarından İpsiz Recep ve Çete elemanları
(Fotoğraf: Fatih Kar-KAKNÜS)

"Sevgili Padişahım"
Malumunuz olduğu üzere bilgi ve terbiye gibi iki seçkin özelliğe sahip olan medeniyet, bir kurtuluş yoludur. Ondan mahrum olan millet, yaratlışında olan değerlerini, cahilliği ve fakirliği yüzünden olması gerektiği gibi kullanamaz. İnsanlığın bu özelliğinin sebebiyledir ki, milletler derin ve büyük sıkıntılara dalıp giderler. Galip mağlubu tepeler. Yatarılıştan gelen kabiliyetler ve güzel hasletler, çığırından çıkıp yakınların hukukunu ayaklar altına alarak hıyanete dönüşür. Dolayısıyla milletler iyi bir tablo çizeceğine, aksine, kötü bir görüntü ile karşımıza çıkarlar.

Yüz kırk bin nüfusu ve üç kazası olan olan Rize sancağı, bu seçkin ve güzel memleketin inci gibi işlenmiş bir parçasıdır.
Laz ve cins olarak ondan uzak olmayan Gürcü kavimleri, millet olarak değerlerini, Moskofla yaptığımız iki büyük savaşta, din ve devlet düşmanına, sınırlarından bir adım bile attırmayarak göstermişlerdir. Şu halde bu iki milletin Osmanlı Devlet için güçlü ve vazgeçilmez bir unsur olduğu açıkça ortaya çıkmıştır. Ancak Gürcüler, Batum'un işgalinden sonra tamamen Osmanlı ülkesinin içlerine doğru göç ederek dağılmak suretiyle Osmanlı sınırındaki yerlerini terketmişlerdir. Bölge sadece denizcilikteki maharetleri ve mertlikleri ile ön planda olan Lazların elinde kalmıştır. Rize halkı, tek başına Osmanlının sınırlarını düşmana karşı en iyi şekilde muhafaza etmekten geri durmaz.


Rize ile ilgili olarak Osmanlı döneminde kaleme alınmış Osmanlıca belgenin ilk sayfası

Karadeniz insanı yaratılışı itibariyle haşin ve demir gibi sağlam mizaçlı ve karakterlidir. Bir başkasına karşı, hatta hısım ve akrabasına karşı bile acımasızca davranmaktan sakınmazlar. Bu özellikleri de pek çok kereler sabit olan suçlardan anlaşılmaktadır. Böyle olmasına rağmen insan nerede olursa olsun yine de insan olduğundan, bir milleti tamamen itham etmek yanlış bir düşüncedir. Aslında yapılması gereken şey, bu suçların nedenlerini araştırmaktan ibaret olsa gerektir.


Rize ile ilgili olarak Osmanlı döneminde kaleme alınmış Osmanlıca belgenin ikinci sayfası

Rize sancağı, konumu itibarıyla dağlık araziden ibarettir. Yağmuru çok, rutubeti süreklidir. Bundan dolayı da ormanlıkları gayet güzel bir şekilde neşv ü nema bulmuş, yeşermiş ve büyümüştür. Dağların yeşil sefası, yağmur ve rutubetin tesiriyle, -kış mevsiminin iki üç ayı hariç tutulmak üzere- bütün sene devamlı olarak latif ve güzel bir manzara arzeder. Genellikle dağların yüksek yerleri çeşit çeşit ağaçlarla süslenmiş ve toprağı da koyu bir yeşillikle örtülmüştür. Bu manzara insana dağların ve toprağın doğal bir yeşil elbise giydiği izlenimini uyandırıyor

Buralarda akla hayale gelmedik usullerle geçim sıkıntısına çareler aranır. Ziraat neredeyse gelişigüzel gelişen ve devam eden bir özellik arzeder. Ancak bu arazilerde de insanlar yerleşim amaçlı evler yapmışlardır. Sahil boyunda ise güzel ve işlek çarşılar vardır. Ekime uygun arazinin dağınık oluşu ve evlerin bu arazilerde konuşlandırılması zorunluluğundan dolayı evlerin birlirlerine olan mesafeleri oldukça fazladır. Hatta aralarında dağ, tepe, vadi gibi araziler vardır. Herhangi bir yolsuzluk veya ihtiyaç olması durumunda bir komşunun diğerine gitmesi bayağı bir zahmet ve meşakkatlidir

Buğday mahsulünün olgunlaşma zamanı olan Temmuz ve Ağustos aylarında her zamankinden daha fazla yağmur yağar. Bundan dolayı buğday mahsulünün ekimi Mayıs başından Haziran on beşine kadar olan zaman diliminde yapılır. Eylül onbeşinden Ekim başlarına kadar topladıkları mısır darısıyla yetinmeye kendilerini mecbur etmiş ve bu mecburiyet alışkanlık derecesine varmıştır. Senenin ancak küçük bir kısmını idare edebilen dahilî mahsullerinin, yani elde ettikleri mısırın kifayetsizliğini Batum taraflarından mısır satınalmak yoluyla gidermektedirler.

"Çok şükür nüfus artışı iyidir"
Geçim sıkıntısı olmakla birlikte bölgenin letafeti, verimliliği ve güzelliğinden dolayı, Allaha şükürler olsun ki, nüfus artışı yüksektir. Bu artıştan dolayı Rize sancağı baştan başa her tarafı dağınık ve düzensiz olarak inşa edilmiş evlerle doludur. Evsiz boş bir arazisi yoktur. Evlerin arasının da yarımşar saat mesafeli olmaları dikkat çecidir. Bu durum, koskocaman arazinin tek bir şehir olmasını sağlamıştır.
Klasik ve bilinen usul üzere kasabalar, köyler, tarlalar ve meralar oluşturmak ve bunların sınırlarını belirlemek bu bölge için imkansızdır.

"Zor geçim ve Rize'den göç"
Rize sancağının yollarının az olması sebebiyle karayolu bağlantısı neredeyse yok denecek düzeydedir. Her tarafı denize baktığından ve denizcilik gelişmiş olduğundan halkından pek çok adamlar çoğunlukla Rusya sahillerinin Batum, Poti, Anakarya, Sohum, Anapa ve Kırım taraflarına gitmekle rençberlik, dülgerlik, marangozluk ve bunlara benzer işlerle ekmek paralarını kazanmak için nice zahmetler çekmekte oldukları devamlı gözlenen bir durumdur. Bütün halkın bu şekilde geçimini kazanması tabii mümkün olamayacağından bir kısmı da kayıkları ve sandal tabir ettikleri ufak yelken gemileriyle deniz nakliyatçılığını tercih etmişlerdir.
Bu yol da oldukça tehlikeli bir yoldur.

"Fındık, fasulye, keten: Rize"
Memleketlerinin ihracatı biraz fasulye ve fındıktan ve Rize'ye mahsus olmak üzere bir miktar keten bezinden ibarettir. Yolların azlığı yüzünden bunları yapmakta zorluk çekmekedirler. Hatta bu yüzden ormanlarından kereste üretip onları nakletmekte bile zorlanmaktadırlar. Ancak yöre halkı, coğrafya kitaplarında da yazıldığı üzere geçmiş zamanlarda işledikleri madenleri ve Erzurumla sınır olan İspir, Keskin ve Hodiçor'un geniş ovalarına bir iskele ve çıkış kapısı olarak bu ovalar mahsulatının nakliyatı gibi istifadelerden mahrum kalmamışlardır.
Kırım ve Romanya sahillerine gidenler de vardır. Ayrıca sayıları sınırlı olmakla birlikte sandallarıyla ve kayıklarıyla genellikle Karadeniz'in Anadolu sahillerindede nakliyatçılık edenlere de rastlanır. Bunlar, deniz olduğu zamanlarda sıkıştıklarında kayalar arkasına sığınırak seyrü seferlerine devam etmektedirler. Ancak bu sahiller arasındaki nakliyat çok azdır. Bunun için bu nakliyat yöre insanlarının geçimlerine yetmemektedir ve bunlardan anlaşıldığına göre gerçekten bölge insanının geçim sıkıntısı had safhadadır. Bu durum da onların tuz kaçakçılığı etmelerine sebep olmuştur.

"Ah gurbet zalim gurbet"
Dağlar ve ormanlıklar içinde dağınık şekilde ve birbirine uzak mesafede bulunan meskenlerin durumu ve erkeklerininn geçimlerin sağlamak için gurbete gitmek zorunda kalmaları, pek çok suç işlenmesine ve eşkiyanın rahatlıkla at oynatmasına ortam hazırlamaktadır. Bu büyük sıkıntıların sonucunda da nice nice suçlar işlenmektedir. Bu olumsuz sosyal şartlar, insanları, geçimlerini sağlamak için gurbete çıkmaya mecbur bırakmaktadır. Evin büyüğünün gurbete çıkmasından dolayı da evin geçimi delikanlıların omuzlarında kalmıştır. Bu yüzünden delikanlılar askerlikten kaçmaktadırlar.

Rize'de Cumhuriyet döneminde yapılan yol çalışmalarından bir görünüş (Fotoğraf: Fatih Kar-KAKNÜS)

Bunlar genellikle Rusya'ya savuşup arasıra gizlice evlerine gelmektedirler. Dolayısıyla pek çok delikanlı asker firarisi durumuna düşmektedir.

"Yakışıklı, gururlu, efendi deliklanlılar"
Lazlar ekseriya yakışıklı, zeki, tahkire, aşağılanmaya ve kendisiyle dalga geçilmesine tahammül etmez, tatlı sözden ve hoş davranıştan hoşlanır adamlardır. Ancak bu hayat kavgası arasında yaratılışındaki bu özellikleri muhafaza etmesi zor olduğundan dolayı serserilik ve intikamcılık gibi özellikleri zorunlu olarak kazanma durumu ile kaşı karşıya kalıyorlar. Mesela zekaları bir takım yalan ve iftira gibi şeylerde kendini gösteriyor. Bedenlerinin kuvvetini de serserilik ve kabadayılıkta kullanıyorlar. Bu durum da onların sert mizaçlı, çabuk alıngan ve kırılgan, acımasız ve şefkatsız olmak gibi hasletlerini, huylarını zorunlu olarak ön plana çıkarmıştır. Netice itibariyle bütün bunlar, onların pek çok suçları işlemelerine ve birbirlerine karşı katı bir şekilde davranmalarına sebeptir.

"Arazi kıt, kadına mirastan pay yok!"
Mesela miras kavgalarının kaynağı, esas sebebi arazinin kıtlığı ve fakirliktir.
Yukardaki nedenlerle bu iki sebep bir araya gelince miras kavgaları kaçınılmaz bir hal alıyor. Bu da intikam almak duygusunu besliyor. Akraba arasında giderilmesi mümkün olmayan büyük ihtilaflar ve hatta bunların sonucunda da düşmanlıklar ortaya çıkmaktadır.
Bu şartların insanlara verdiği acımasızlık o safhaya gelmiştir ki, mesela kadına mirastan pay ayırmak ayıp karşılanmaktadır.
İkinci bir husus da, kadınların değerinin ayaklar altına alınmasıdır. Erkekler kadınlara tasallut etmektedirler. Bu durum o kadar acıdır ki, belki de yöredeki bütün kötülüklerin sebebi erkeklerin kadınlara olan bu tasallutudur, diyebiliriz. Bu tasallutun da sebeblerinden birisi zorla nikah ve boşama olaylarıdır.
Birisiyle nikahlanmak aralarındaki suçun cezasını ortadan sanki kaldırıyor veya erkeğin karısını sorumsuzca boşamasının yasalarda bir cezası bulunmuyor.

"Asayiş için refah şart"
Memleketimizde ve bilhassa Rize sancağında asayişin sağlanması zorla mümkün görülmemektedir. Belki buradaki insanların asayişlerinin sağlanmaları ve itaat altına alınmaları onların refah derecelerinin yükseltilmesiyle olur. Bu da memleketin tümünün ıslahına çalışılmakla meydana gelir. Bundan dolayı ıslahat hareketlerinin bir an önce başlaması gerekmektedir.
Bu düşünceler doğrultusunda Rize sancağının ıslahı ve kalkınmasının sağlanması, istikrarlı, kararlı ve yapıcı bir hükümetin varlığına ve yöre insanın işlerinin ve kazançlarının teminine bağlıdır. Çünkü bu şekilde yapılan icraat, insanların medeniyetten istifade etmelerine, medeniyetten lezzet almalarına sebep olacaktır. Bu da medeniyettin ilerlemesine, halkın daha düzenli yaşamalarına, hatta böyle bir hayata meyletmelerine, dolayısıyla devlet ve millet arasında sıcak bağların kurulmasına sebeb olacaktır.

"Madencilik ve ormancılık"
Lazistan sancağı yukarıda arzolunduğu üzere bazı madenleri ve bir çok ormanları içinde barındırmaktadır. İki büyük hazine gibi servete sahip olmasına rağmen arazisinin tarıma elverişli olmaması yüzünden geçim sıkıntısı çekmesi karşısında, komşusu olan Rusya Hükümeti'nin Batum'da gösterdiği ilerlemeye karşı şu sıkıntı içinde henüz bu iki servet kaynağını açıp işletemediğinden, yani madencilik ve ormancılık yapamadığından, ayrıca on beş seneden beridir imara, yörenin kalkınmasına yönelik hükümet tarafından bir teşebbüs gösterilemeyip Rize halkının önceden olduğu gibi fakirlik içinde kaldığına üzüntüyle şahit olmaktayız.

"Yollar servetin kapılarıdır"
Yollar servetin kapılarıdır. Bundan dolayı yol yapmadıkça, servetin kapısını açmadıkça zengin olunmaz.
Lazistan sancağında yol inşa edilmesinin evvelden beri "yasak" oluşu askerî bir tedbir ise onun takdiri ehil ve erbabına aittir.
Sevgili hünkârım, bilgilerinize saygılarımla arzederim!"

Muhammet Safi
Başbakanlık Osmanlı Arşivi Uzmanı
Bu bölümün tasarımı Özkan SARI tarafından hazırlanmıştır. Bu Bölüme Kaynak Sağlayan Başbakanlık Arşivi Uzmanı Muhammed SAFi' yeTeşekkür ederiz..
İzinsiz Ve Kaynak Belirtilmeden Kullanılamaz..


[Rize Tanıtım Anasayfası]

Web Stats I Karadeniz I Rize Haber



PHP-Nuke Copyright © 2004 by Francisco Burzi. This is free software, and you may redistribute it under the GPL. PHP-Nuke comes with absolutely no warranty, for details, see the license.