
Boyun-Sap : Çevresi 9-10 cm'dir. Üst kısmında el yeri vardır. Gövde- Tekne : Üst sapla birleştiği yerde genişlik 5-6 cmdir, alt kısma doğru genişler.En geniş yer 8 cm olur.Teknenin yan taraflarında ikişerden dört delik olup sesin çıkmasını temin eder. Teller kapak denilen kısmın üzerinden geçer. Tellerin üzerinden geçtiği deliklere kaşlar denir. İki kaş arasında tellerin düzgün biçimde durmasını sağlayan eşek adlı bir parça vardır.
Teller : Kemençede üç tel bulunur. Zil, sağır ve bağırsaktan yapılan bom.
Kurbağa : Tellerin sicimle bağlandığı bölüme kurbağa veya akrep denir. Yay / Sayta : Kalemden biraz kalınca yuvarlak yahut dört köşe olup kemence tellerine sürülerek ses çıkmasını sağlar. Uç kısımlarına hayvan kılları istenilen sayıda bağlanır. Genellikle iyi ses çıkarması için reçine sürülür.
Yapımı: Kurutulmuş erik veya dut ağacından yapılır. Yapılacak büyüklükteki ağaç kesilip pizma haline getirilir. Dış kasnağın şekli çizildikten sonra oyulur. Etraf şekillendikten sonra iç kısımlar özel aletlerle oyulur.Çevre kalınlığı 0.5 cm'dir. En son rotuştan sonra zımpara çekilir. Kapak tahtası çamdan hazırlanır. İyice inceltildikten sonra köprü yeri işaretlenir. Her iki yanına 1, 1,5 cm ara ile ince delikler açılarak orta kısmına yakın ince bir direk yerleştirilir. Üzerine kapak konarak yapıştırılır Etrafı cilalanır. Tel bağlama yeri, köprü, ve germe tıpaları konarak üç tel takılır. akortu yapılarak hazır hale getirilir. |
Farklı bir kaynak Kemençe kelimesi bugün Türkiye dışında İran, Ermenistan, Yunanistan, Gürcüstan, Azerbaycan gibi pek çok ülkede kullanılmaktadır. Kemençe, biri Osmanlı müziğinde, diğeri Doğu Karadeniz halk müziğinde kullanılan iki ayrı yaylı çalgının ortak adıdır. Bunlardan ilki için yirminci yüzyılın ortalarına kadar kullanılan "armudî kemençe", "fasıl kemençesi" gibi adlar, artık yerini "klasik kemençe" adına bırakmıştır. Bir halk çalgısı olan ikincisi ise, "Karadeniz kemençesi" olarak anılır. Doğu Karadeniz müziğinin vazgeçilmez sazlarından biri olan bu enstrüman uzun yıllar, “notasız çalınıyor” gibi yanlış sözler nedeniyle ilkel bir sazmışçasına hep geri planda kalmış ve müzik otoriteleri tarafından fazlaca ciddiye alınmamıştır. Fakat dünyanın neresinde olursa olsun kültüründen vazgeçmeyen Karadeniz insanı, kemençesinden de vazgeçmemiş ve onu bugünlere taşımıştır. Karadeniz kemençesinin şekil ve çalınış tarzı bakımından benzeri bulunmamaktadır. 18. yüzyıl sonlarına kadar Türk müziğinin tek yaylı sazı olan kemençenin yerini, önce viola damore (sinekemanı), sonra da violino (keman) aldı. Ama Karadeniz kemençesi horonlar sayesinde günümüze kadar gelebildi.. Karadeniz kemençesi bir ağaç parçasından yontularak ve oyularak yapılır. Ama biçimi bütünüyle farklıdır. Karadeniz kemençesinin standart ölçülerinden söz etmek güçtür. Ama günümüzde, uzmanların ve profesyonel yorumcuların kullandığı kemençeler genellikle 56 santim uzunluğundadır. Kemençenin gövdesi genellikle erik veya ardıç ağacından yapılır. Köknar veya ladinden yapılan göğüs oldukça incedir. Tellerin basıncına dayanabilmesi için göğüs bölümüne kubbe şeklinde form verilir. Burgular oldukça küçüktür. Teller tuşa çok yakındır. Karadeniz kemençesinde üç tel bulunur. Kemençenin en ince teli “zil teli”, çalış tarzından dolayı orta tel “sağır tel” ve üçüncü tel ise “bam teli” olarak anılmaktadır. Karadeniz kemençesi, tellerin üzerine parmak uçlarıyla basılarak çalınır. Seslendiren kemençeyi ayakta ise sol eliyle tutarak, oturuyor ise dizlerinin arasına dayayarak çalar.  Kemençe Videosu |