EklenecekEklenecek
EklenecekEklenecek
EklenecekEklenecek
EklenecekEklenecek
Zeferan Nedir Vikipedi
Zeferan Nedir Vikipedi
Safran (zaferan) : Süsengiller familyasından; yurdumuzda da yetiştirilen, 10-15 cm boyunda, çok yıllık otsu bir bitkidir. Etli, yuvarlak, kaidesi yassı, 4 cm kadar çapında, üstü esmer renkli ve zarıms...
Şiir Antolojisi Nedir Vikipedi
Şiir Antolojisi Nedir Vikipedi
Seçilmiş nesir ve nazım parçalarından oluşan kitap, güldeste. Yunanca “anthologia” sözcüğü “anthos” (çiçek) ve “legein” (derlemek) sözcüklerinden türetilmiştir. İlk antolojileri İlk Çağ’da Yunanlıl...
Yılan Isırmasında Ne Yapılır?
Yılan Isırmasında Ne Yapılır?
Zehrin yayılması: Zehirli Yılan ısırınca, zehir dişlerinden akan sıvı vücut içine iki koldan yayılır. Bunlardan biri kan dolaşım sistemidir. Fakat zehir dişinin doğrudan damar içine batması ender gör...

Vakfiye

4 sene önce debro tarafından yazıldı, kez görüntülendi ve hakkında 33 yorum yapıldı.

VAKFİYE

Herhangi bir malı vakfeden (vâkıf)
tarafından, vakfın idaresi ile ilgili hazırlanmış
nizamnâme. Vakıf senedi de denilen vakfiyeler, kadılık
siciline işlendikten sonra kesinleşirdi.

Tarih boyunca vakfiyeler, taş, deri ve
kağıt gibi yazı için el-verişli bulunan şeyler
üzerine yazılarak günümüze kadar gelmişlerdir. Şâyet
vakfın mevzuu bir bina ise, bazan vakfiyenin özeti, binanın
duvarlarından birine kazılırdı. Nitekim Türkçe ilk
vakfiye olan Germiyanoğlu Yakub Bey (öl. 1428) vakfiyesinin taş
üzerine yazıldığım görüyoruz (Ziya Kazıcı,
İslâmî ve Sosyal açıdan Vakıflar, İstanbul 1985,
39).

Tarihî açıdan bakıldığı
zaman vakfiyeler büyük bir önem arzederler. Çünkü bunlar, bize
milletin muayyen bir zamanındaki hayat ve kültürüne ait muhtelif
olayları ile şekilleri müşahede etme imkanını
verirler. Keza vakfiyeler, milletin ekonomik ve sosyal
yaşayışında önemli bir rol oynamış olan
vakıf müessesesinin nasıl çalıştığını,
kimlerin idare ettiğini, kimlerin kendisinden istifade ettiğini
vs. gibi durumları öğrenmemize yardımcı olurlar.
Vakfiyelerden hacimli olup defter gibi olanlar bulunduğu gibi
muhtasar ve tek sayfa şeklinde olanları da vardır. Bu arada
daha da büyük olup rulo şeklinde uzun ve kalın varaklar
halinde onları da bulunmaktadır (Mufassal vakfiyeler için bk.
Fatih Mehmed Il. Vakfiyeleri, Ankara 1938).

Vakfiyelerde umumiyetle önce Allah’a hamd ve sena,
Rasûlüne salât ve selamdan sonra hayır işlemeye teşvik
edici âyetler, hadisler ve bu mealde şiirler yer alır ki, bütün
bunlar, mukaddime kabilindedir, vakfiyenin hukuki bünyesinden sayılmazlardı.
Bunlardan başka vakfiyelerde genellikle aşağıdaki bölümler
yer alırdı:

1- Vakf edilen malların neler olduğu.

2- Vakf olunun bu malların kimler tarafından
idare edileceği.

3- Vakf gelirlerinin nelere sarf edileceği.

4- Vakf olunan bu malların nasıl idare
edileceği. Bu arada, müessesede kimlerin çalışacağı,
bunlara ne kadar ücret ödeneceği, bu ücretlerin nereden temin
edileceği gibi konular teferruatlı olarak verilirdi.

5- Hâkimin (kadı), vakfın sıhhat ve lüzumuna
dair hükmü.

6- Sonunda da tarih ile üst kısmında hâkim
veya hâkimlerin mührü bulunur (Ali Hikmet Berki, Vakfa Dair Yazılan
Eserlerle Vakf iye ve Benzeri Vesikalarda Geçen Istılah ve Tabirler,
Ankara, tarihsiz, 57).

İslâm tarihinde ilk vakfiyenin, Hz. Ömer tarafından
yazıldığı söylenmekle beraber, bunun Hz. Peygamber’in
hayatında mı, yoksa Hz. Ömer’in halifeliği zamanında
mı olduğuna dair henüz kesin bir bilgiye sahip değiliz.

Vakfiye, eb’ad bakımından ister büyük ister
küçük olsun, mahiyet itibari ile içindekiler üç ana bölümden
meydana gelir. Bunlar:

a- Dibâce (Giriş): Vâkıfın, vakfı
kurma sebep ve gayesinden bahseden bu bölüm, âyet ve hadislerle
kuvvetlendirilir.

b- Vakfın hizmet şartları: Gelir
kaynaklarını ve sarf yerlerini gösteren bu bölüm, vakfiyenin
en uzun kısmıdır.

c- Sonuç: Bu bölümde, müessesenin şeriata
uygunluğu belirtilerek hiç bir kimsenin bu vakfa müdahale edemeyeceği
anlatılır. Bundan sonra tarih ve şahidlerin imzaları
bulunur.

Çeşitli dönemlerde kurulan vakıfların
vakfiyelerinde, gerek başta, gerekse sonda pek çok dua bulunur.
Metinde geçen bu dualardan başka bir de beddua bulunmaktadır.
Bilhassa vakfiyede belirtilen hizmetleri yerine getirmeyen, ona ihanet
eden, onu gayesinin dışında kullanan haksız olarak
onun malından yiyen ve onu değiştiren için beddualar
bulunur. Bu bedduada "Allah’ın, peygamberlerin, meleklerin,
insanların ve bütün mahlukatın lanetinin, vakfı
tağyir eden (değiştiren) üzerine olması"
istenir. Bu sebepledir ki vakfiyelerin sonuna
bakıldığı zaman böyle bir beddua kısmı görülür
ki bu, daha sonra gelen insanlar için mânevi bir tehdid olmaktadır.
Gerçekten, inanan ve muvahhid olanlar böyle bir bedduaya maruz kalmak
istemezler (Bu konuda daha geniş bilgi için bk. İbrahim
Ateş, "Vakfiyelerde Dua ve Beddualar" Vakıflar Dergisi
(1983), XVIII, 5-54).

Ziya KAZICI

Etiketler:
Sonraki Yazı
Şuan da zaten son yazıdasınız!
Benzer Yazılar
Ta’zîr
İslâm dîninde, hadden daha hafif cezâyla cezâlandırma. Lügatte “edeplendirmek” demektir. Had, miktârı dinde kesin olarak bildirilmiş olan cezâdır. Ta’zîr cezâsı böyle değildir. Ta’zîrin cinsini ve cezânın miktârını hâkim tâyin eder. Ta’zîr cezâsı çe...
Tabut
Alm. Sarg (m), Fr. Cercueil (m), bière (f), İng. Coffin, bier. Meyyitin, ölünün taşınmasına veya kabire konulmasına yarayan âlet, sandık. Tâbut, cenâzenin taşınmasını kolaylaştıran bir vâsıtadır. Bir sandık şeklinde olup, uzunluğu ve genişliği bir i...
Şehit
Alm. Märtyrer (m), Fr. Martyr (m), İng. Martyr. Allah yolunda canını fedâ eden, dînini, vatanını, bayrağını, nâmusunu müdâfaa ederken ölen, haksız yere öldürülen Müslüman. Şehit; harp meydanında düşman tarafından, hükümete karşı gelen âsiler tarafın...
Yorumlar ( 33 )
  1. Anonim diyor ki:

    vakfiye ne demek ya net bir cevap söyleyin

  2. i7 diyor ki:

    kısaca demiştiniz en uzun cevap sizde çıktı i7

  3. büşra diyor ki:

    kısa abicm ya :P

  4. şeyda diyor ki:

    kısa yok mu be abicim

  5. Anonim diyor ki:

    çooooooookkk kısaaymış vallahaaa :) sağolun yalan söylediğiniz için :)

  6. ogun diyor ki:

    thank you

  7. melisa diyor ki:

    teşekkürler

  8. yasin ilkay gökçen diyor ki:

    bbu kısaysa artık uzunu düşünemiyorum

  9. Anonim diyor ki:

    normali daha kıssa xd

  10. sima diyor ki:

    bu ne ya

  11. eda diyor ki:

    lan ben böyle kısa bişe görmedim :D bu ne lan böyle

  12. ceylan diyor ki:

    çok güzel

  13. muhammed diyor ki:

    helal lan çok kısa çıktı uzun desek ne çıkar acaba :D

  14. ahmet diyor ki:

    cok uzun

  15. jhgfffff diyor ki:

    tfen Sizde Konu Hakkında Yorum Yazın

  16. iiiiiiinciiiiiiii diyor ki:

    VAKFİYE
    Herhangi bir malı vakfeden (vâkıf)
    tarafından, vakfın idaresi ile ilgili hazırlanmış
    nizamnâme. Vakıf senedi de denilen vakfiyeler, kadılık
    siciline işlendikten sonra kesinleşirdi.
    Tarih boyunca vakfiyeler, taş, deri ve
    kağıt gibi yazı için el-verişli bulunan şeyler
    üzerine yazılarak günümüze kadar gelmişlerdir. Şâyet
    vakfın mevzuu bir bina ise, bazan vakfiyenin özeti, binanın
    duvarlarından birine kazılırdı.

  17. ezo diyor ki:

    siz buna kısa mı diyonuz çok kısa maşşallah .kısası buysa uzunu nasıldır acaba

  18. Anonim diyor ki:

    kısa görmesek yutturcaklar :D

  19. ebru diyor ki:

    ne kadar uzunmuş be hacı ya!!!

  20. eda diyor ki:

    teşekkürler

  21. büşra diyor ki:

    allah için kısaaaaaaaaaaaaaaa :DD

  22. BÜŞRA diyor ki:

    ammadaa kısa heeeee

  23. sam 2 diyor ki:

    kısa değilse yazma :)

  24. elif diyor ki:

    ben din kültür hocasıyım cok güzel yanıt vermiş

  25. elif diyor ki:

    teşkekür ederim

  26. dfhı diyor ki:

    çok kısaaaaaa

  27. zekikız diyor ki:

    kısa ve öz istiyoruz:)

  28. zekikız diyor ki:

    kısacanı arkadaşlar vakıf senedi demek :)

  29. selmmmm123 diyor ki:

    kısacası vakıf senedi demek arkadaşlar

  30. şeyma nur diyor ki:

    uzun ama bilgi verici anlayana

  31. hadise diyor ki:

    kolay gelsin yazana

  32. MURAT diyor ki:

    İYİYMİŞ

  33. pedro diyor ki:

    abi o kadar kısaki anlatamam gercekten baq :D


Bu sitede yayınlanan yazılar kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.Tüm hakları saklıdır.