Beytü’l-makdıs Nedir Vikipedi Kısaca

Beytü’l-makdıs

Sponsorlu Bağlantılar

BEYTÜ’L-MAKDİS

İslâm’da üç mukaddes mescitten biri olan
Kudüs’teki mescid. Müslümanların ilk kıblesi. Buna Beytü’l-Mukaddes
(mukaddes ev), Kudûs Camii ve Mescid-i Aksâ* da denir. Mescid-i Aksâ;
en uzak mescid demektir. Mekke’ye bir aylık mesafede olduğu için
bu isim verilmiştir.

Beytü’l-Makdis tabiri Kur’an-ı Kerîm’de geçmez,
hadis-i şeriflerde zikredilir. Ama Mescid-i Aksâ ismi hem Kur’an-ı
Kerîm’de ve hem de hadîs-i şeriflerde geçer. Kur’an-ı Kerîm’de
İsrâ olayından bahsedilirken şöyle buyurulur: "Ona
ayetlerimizden bazısını göstermek için kulunu geceleyin
Mescid-i Haram’dan, etrafını mübarek kıldığımız
Mescid-i Aksâ ya götüren Allah her türlü noksan sıfatlardan münezzehtir.
" (el-İsrâ’ 17/1).

Yeryüzünde yapılan ilk mabed Beytu’llah yani Kâbe’*
dir. (Âli İmrân, 3/96). Sonra da Beytü’l-Makdis’dir. Ebû Zer el-Gıfârî*
(r.a.) den rivayet edilen bir hadîs-i şerifte şöyle buyurulmuştur:
Ebû Zer (r.a.) diyor ki, bir kere ben: "Ya Resulullah! yeryüzünde
ibadet için ilk önce hangi mescid bina edildi?" diye sordum.
Resulullah (s.a.s.): " Mescid-i Haram’dır" buyurdu. "-Sonra
hangisi?" dedim. "Mescid-i Aksâ" buyurdu. "-Bu iki
mescid arasında ne kadar zaman var?" dedim. Resulullah (s.a.s.):
"Kırk sene" buyurdu." (Müslim, Mesacid, 1, 2).

Beytü’l-Makdis’in bânisi Süleyman (a.s.)dır.
Nitekim Abdullah b. Ömer (r.a.) dan rivayet edilen bir hadis-i
şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:
" Davud (a.s.)’un oğlu Süleyman (a.s.) Beytu’l-Makdis’in yapımını
bitirdikten sonra Cenâb-ı Hak’tan üç dilekte bulunmuştur 1-
Kendisinden sonra kimseye müyesser olmayacak bir mülk ve saltanat
vermesini, 2-Allah’ın hükmüne uygun hükmetme kudreti vermesini,
3-Bu mescid e sadece namaz kılmak niyetiyle gelenlerin oradan
analarından doğdukları gün gibi günahlarından
temizlenmiş olarak çıkmalarını." Peygamber
Efendimiz (s.a.s.) hadîs-i şerifin devamında şöyle
buyurmuştur: " Allah, ona (ilk) iki istediğini
vermiştir. Üçüncüsünü de vermiş olmasını
umarım. " (Tecrid-i Sarîh Tercemesi, IV, 167).

Bu hadîs-i şeriften Beytü’l-Makdis’in Süleyman
(a:s.) tarafından bina edildiğini öğrendiğimiz gibi,
oraya gidip namaz kılmanın faziletini de öğreniyoruz. Bu
sebeple Beytü’l-Makdis, müslümanlarca mukaddes kabul edilmektedir.
Peygamber Efendimiz (s.a.s.): "Üç mescid dışında
herhangi bir mescitte ibadet yapmak için yolculuk yapılmaz: Benim
mescidim, Mescid-i Haram, Mescid-i Aksa. " (Buhârî, Mescidü Mekke
16, Sayd 26, Savm 67; Müslim, Hac 415, 515).

Burada bir hususun belirtilmesi gerekir. Mescid-i
Haram’ın banisi Hz. İbrahim ile oğlu İsmail (a.s.)
dır. Süleyman (a.s.) ile bu peygamberler arasındaki müddet, kırklarla
ifade edilemiyecek kadar uzundur. Buna göre Beytü’t-Makdis’in temelinin
daha önceki peygamberlerden biri tarafından atılmış
olması beyti daha sonra Süleyman (a.s.)’ın bu temel üzerine
bina etmiş olması muhtemeldir. (Tecrid-i Sarih Tercemesi, VI,
22).

Beytü’l-Makdis, Mûsâ (a.s.)’dan İsâ (a.s.)
zamanına kadar peygamberlerin toplantı yeri ve mukaddes vahiy
merkezi olmuştur. İsrâ suresinin ilk ayetinde belirtildiği
gibi, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) de Mirac’a giderken oraya
uğramıştır.

İslâmiyet’in ilk yıllarında kıble
Beytü’l-Makdis idi. Resulullah (s.a.s.) Mekke döneminde namazlarını
Beytü’l-Makdis’e doğru kılardı. Ancak namaza öyle dururdu
ki Kâbe Beytü’l-Makdis’e ile kendi arasında kalırdı. Medîne’ye
hicret ettikten sonra da onaltı ay Beytü’l-Makdis’e yönelerek namaz
kılmaya devam etmiş, nihayet " yüzünü Mescid-i Haram
tarafına çevir. Nerede olursanız yüzlerinizi o yöne çevirin.
" (el-Bakara, 2/144) ayeti inince artık kıble Kâbe olmuştur.
(Müslim, Mesâcid, 11).

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) hadîs-i şeriflerinde
Beytü’l-Makdis’de namaz kılmaya teşvik etmiş: "Beytü’l-Makdis’e
gidin, orada namaz kılın. Çünkü orada kılınan bir
namaz başka yerlerde kılınan bin namaz gibidir. "
buyurmuştur. (İbn Mace, İkametü’s-Salât, 196).

Durak PUSMAZ



yorumlar:

Hiç Yorum Yapılmamış!

yorum yapmak ister misin?