DeBRo webmaster


Kayıt: Dec 23, 2006 Mesajlar: 614 Nerden: Rize
|
Tarih: Pts Nis 07, 2008 7:09 pm Mesaj konusu: Tarihi İkizdere Camileri |
|
|
CAMİLERİMİZ
Güneyce’de doğan (1828-1909) Hacı Niyazi Efendi İstanbul’da tahsilini yaparak icazet alır ve Varda’ya dönerek irşada başlar. Kendi adına Kurtuluş mahallesinde Hacı Şeyh camisini yaptırmıştır (1886). Mezarı kendi adını taşıyan cami avlusundadır.
Şimşirli köyü camisi de 1853- 57 yıllar arasında Ahmet usta tarafından yapılmıştır. Güneyce, Şimşirli, Bayırköy’de ki Hacı İbrahim ağa camilerinin her biri sanat harikasıdır. Başköy camisi ise 1899 da yapılmıştır.
Bu camilerde görülen altıgen şeklindeki işlemeler, Yahudi bayrağına çağrıştırdığı için bazı motiflerin bir çıkıntısı kesilerek yıldız şekline benzetilmiştir. Halbuki bu motif, Selçuklu Türklerinin kullandığı motifti ve Hz Süleyman’ın mührü ve Davut peygamberin yıldızı idi. Üstelik İsrail devleti de o zamanlarda yoktu. Yedi kollu şamdan ile Hıristiyanlarca kutsal kabul edilen dört yapraklı yonca da bu camilerimize aksetmesi dini açıdan diğer ilahi dinlere duyulan saygının sonucu olduğunu sanıyoruz.. Bu motifler, bölgemizde Hazar Türk Musevi inancına sahip olanların izlerini yansıtmış olması mümkün mü? Bilmiyoruz.
Tarihi camilerdeki bu süslemelerin (bazı tarihi camilerdeki Davut yıldızı) bölgedeki Hazar (Musevi inançlı Türkler) kültürünün tarihi içinde sürüp gelen izleri olduğu kanaatindeyiz. (s.66-Doğu Karadeniz)
Camilerimizin tabii yapısını koruyarak günümüze gelmelerini sağlayanlara ve sahip çıkanlara saygı ve hürmet borcumuz sonsuzdur. Ölenlerin mekânları Cennet, kalanların ömürleri uzun ve hayırlara vesile olsun. Çünkü benzer camilerimiz başka köylerde de vardı. Kimi dikkatsizlik sonucu yandı, bazısı yeterli gelmiyor diye yıkılarak betona dönüştürdü.
Halkın gittikçe şuurlanması sonucu bu eserlerin kıymeti her geçen gün daha iyi anlaşılmakta ve bunlara verilen önem gittikçe artmaktadır. Şimşirli ve Güneyce camileri buna güzel örnektir.
Çamlık eski camisinin de el işlemeleri harika olmasına rağmen, bilinçsizce üzerlerine boya çekilerek çok çirkin görüntü oluşmasına sebebiyet verildi. Temennimiz, işlemelerin doğal yapısına tekrar kavuşmasını sağlayacak duyarlılığın gösterilmesidir.
Benzer durumu o kadar olmasa da Ortaköy’deki Hapinç camisi için de söyleyebiliriz. Ayrıca Demirkapı köy camisinde bulunan az da olsa tahta işlemeler de siyasi veya dini kanaati yansıtacağı sanılan o renkten nasibini aldı. Benzer örnek Meşeköy camisi için de geçerlidir.
Kazamızda ilk medrese (Kura-iseba medresesi) Karaman Ömer Efendi tarafından yaptırılmıştır. Kendi adını taşıyan Ömer Efendi camisi yanındaydı. Cami beratında caminin 1875 yılında yapıldığı yazılıdır. Medresenin de aynı yıl yapılmış olması büyük ihtimaldir. Medrese iki katlı olup alt katında yatılı talebeler barınırdı. Tahsilini İstanbul’da yapan Çağrankaya köyünden Ömer efendi (1891de vefat etmiştir), sonra tahsilini Erzurum’da yapan Ilıca Köyünden Mehmet efendi ve son olara Şimşirli köyünden Hasan efendi bu medresede müderrislik yapmışlardır. |
|