Şeker Hastalığı, Şeker Hastalığı Belirtileri, Şeker Hastalığı Tedavisi, Nedenleri Nedir Vikipedi

Sponsorlu Bağlantılar


Şeker Hastalığı (Diabet) Nedir?
Şeker hastalığı,erişkin ve gençlerde görülebilen metabolik bir hastalıktır.Özellikle erişkinlerde,genelde rutin klinik tetkikler sonucu farkedildiğinden, zamanında tanınması önem taşır.

Diabet görülme zamanları ve nedenlerine göre iki tipe ayrılır:

a- Genç Tip Diabet ((IDDM),Tip 1)
b- Erişkin Tip Diabet ((NIDDM),Tip 2)

Sorun genç tipinde insulin hormonunun salgılanmasındaki bozukluk,erişkin tipinde ise vücutdaki dokuların insulin hormonuna yanıt vermemesidir.Şimdi kısaca şeker hastalığının ortaya çıkardığı şikayetlerden bahsedelim.

Şeker HAstalığının Belirtileri

- Kan Şekerinin Artmasına Bağlı Bulgular :
• Sık İdrara Çıkma.
• Çok gıda almaya rağmen zayıflama.
• Görmede bozukluklar.
• Uyku Hali.
• Mide Bulantısı.
• Tekrarlayan mantar ve bakteri enfeksiyonları.
• Kadınlarda inatçı vajinal kaşıntı.( Kandida enfeksiyonu sonucu )

- Geç Bulgular : Geç bulgular birkaç yıl içinde şeker düzeyi kontrol edilemeyen hastalarda gözlenir.
• Aterosklerozun artması sonucu koroner damar hastalıkları ve uzun süren yürüyüşlerden sonra topallama ve bacaklarda güçsüzlük ( Dinlenme sonrası düzelir )

• Retinopati ( Görme Bozuklukları ) : Çeşitli derecede görme kayıpları oluşur.Hasta kendi farkedip göz uzmanına başvurur veya rutin bir muayene sırasında ortaya çıkabilir.Diabetlilerin %85 inde bu semptom bulunmaktadır.Bu nedenle şeker hastaları düzenli bir şekilde göz muayenesi yaptırmalıdır.

• Nefropati ( Böbrek Bozuklukları ) : Özellikle genç tip diabet hastalarının 1/3 de böbrek rahatsızlıklarına rastlanır.Bu hastalarda hipertansiyonun da birlikte görülmesi böbrek yetmezliği riskini arttırır.Bu durumun tedavisinde kullanılan ACE inhibitörleri tedavide olumlu sonuçlar vermekte ve retinopatinin gelişmesinin önlenmesinde de yardımcı olmaktadır.

• Polinöropati ( Sinirsel Bozukluklar ) : Deri hissi ile ilgili bozukluklardır.Uzuvların uç kısımlarında ( el,ayak vs.) ve simetriktirler .En yaygın tanımlanma şekli çorap veya eldiven tarzında his kaybıdır ( His kaybı ile bir pamuk parçasıyla deriye dokunulduğunda o bölgede pamuğun hissedilmemesi veya az hissedilmesi kastedilmektedir. )

Diğer şikayetler arasında uyuşukluk,karıncalanma ve his duyusunda azalma sık görülmektedir.Daha az sıklıkla derin ağrılar veya his duyusunda artışlar da görülebilir.

Sinirleri besleyen damarların tıkanmasına bağlı olarak mononöropatiler ( tek sinirin hastalanması ) sıklıkla yaşlı diabetlilerde görülür.Sinirin dağıldığı bölgede ani şiddetli ağrılar oluşabilir.Vücudun diğer fonksiyonlarında da çeşitli faktörlere bağlı olarak bozukluklar görülebilir :
Bunlar ayağa kalkınca gelişen hipotansiyon ( kişi ayağa aniden kalktığında fenalaşır oturunca düzelir bazen normal insanlarda da görülebilir.),terleme bozukluğu,impotans( iktidarsızlık ),idrar tutmada bozukluklar,midenin boşalmasında gecikme,yutmada güçlükler,kabızlık veya ishaller olarak sıralanabilir.

• Ayak Ülserleri ve Eklem Problemleri : Ayak ülserleri his bozukluğu nedeniyle vuran ayakkabıların hissedilmemesi vs. ile gelişirler ve tedaviye çok dirençlidirler.Eklem problemleri ise yine vücudun ağırlık duyusundaki bozukluk nedeniyle gelişir. Bu nedenle diabetik hastaların ayaklarını ve özellikle göremedikleri ayak tabanlarını küçük bir ayna ile kontrol etmeleri gerekir. Ayakta mantar şüphesi uyandıran kaşıntı, ayak parmak aralarında beyazlaşma ve ayak tırnaklarında renk ve şekil bozukluğu durumlarında hemen bir dermatoloji uzmanına başvurup tedaviye alınmaları gerekmektedir.

• İnfeksiyonlar : Kronik hiperglisemi ve hiperglisemi atakları nedeniyle diabetiklerde hücresel bağışıklık sistemi bozulduğundan bakteri ve mantar infeksiyonu riski bu kişilerde artmıştır.Uzuvların uçlarında deri infeksiyolarına,ağız ve vajende pamukçuk ( bir tür mantar inf. )`a sık rastlanılır.Mantar enfeksiyonları bakteri enfeksiyonlarına zemin hazırlayabilir.

Hastalar ayak ülserlerinde his kusuru nedeniyle ağrı hissetmezler.
Özellikle derin ülserler sonucu gelişen enfeksiyonlar hastane koşullarında tedavi gerektirir.Cerrahi ile çoğu yara tedavi edilsede bazen ampütasyon gerekebilmektedir.

Tanı:
- ADA ve WHO kriterlerine göre bir gecelik açlıktan sonra ölçülen kan şekerinin >=126 mg/dl olması.

- Oral Glukoz Tolerans Testi : Açlık kan şekeri 115-140 mg/dl bulunan kişilerde ve şikayetleri erişkin tip diabet e uyan hastalarda uygulanır.( NNDG )

Şeker Hastalığının Tedavisi:
- Diet :
Özellikle erişkin tip diabetli hastalarda uygulanır Tedavi sonucu kandaki şeker yükselmesi düzelmezse ağızdan ilaç tedavisine geçilir.

- Rutin Konroller : Hasta sene içinde belli dönemlerde kontrol için uzmanına gider.
Böbrek ve göz fonksiyonlarını takip etmek için çeşitli zararsız testler uygulanır.

- Şeker seviyesinin takibi : Hastalar evlerinde kitlerle kolayca uygulayabilecekleri testlerle kan şeker seviylerini günde 3-4 kez belirleyip özellikle genç tip diabetliler insulin seviyelerini test sonuçlarına göre ayarlarlar. Uzmanlar kandaki Hb1Ac seviyesini kontrol ederek diabetin durumu hakkında fikir edinirler.
Fruktozamin ve idrarda keton cisimlerin tespiti diğer yöntemlerdendir.

- İnsulin : İnsulin hormonu özellikle genç tip diabetlilerin tedavisinde kullanılır.Deri altına tek kullanımlık şırıngılarla enjekte edilir.Buzdolabında saklanır fakat kesinlikle donmamalıdır! Geziler için oda sıcaklığında korunabilen türleri vardır.

İnsulinin çabuk,orta ve uzun etkili olmak üzere 3 tipi vardır.Regular insulin damar içine acil durumlarda verilebilen tek insulin türüdür.

Diabetin Belirtileri ve Tedavisi
Diabetin Belirtileri

1.) Ağız kuruluğu ve çok su içme
2.) Çok idrara çıkma
3.) Gece idrara çıkma
4.) Açlık hissinin fazlalaşması ve çok yemek yeme
5.) Kilo kaybı, halsizlik
6.) Vücutta meydana gelen yaraların yavaş iyileşmesi
7.) 4 kilogram ve üzerinde bebek dünyaya getiren anneler (gebelik diabetini düşündürür)
8.) Şişmanlık (tip 2 diabetli hastaların % 80 i şişman hastalardır)
Bazı hastalarsa ilk belirti olarak diabet koması (ketoasidoz) ve hiperosmolar ketotik koma ile kliniklere baş vurur.

Şeker Hastalığı Tedavisi
Diabet tedavisinin iki temel yolu vardır. Diabeti kontrol altına almak ve yan etkilerini önleyebilmek. Kanda glikozun artması kanın akışkanlığını azaltır. Kılcal damarların ve hücrelerin beslenmesi bu nedenle aksar. Diabet hastalarında dokuların beslenememesinden kaynaklanan doku ölümleri kendini diabetik ayak gibi iyileşmesi zor ikincil sorunlara neden olur. Ayakta çıkan bu yaralarda, zaten doku beslenmesinin kötü olması nedeniyle, iyileşme süreci oldukça uzar. Bu nedenle diabetli kişilerin ayakkabı seçimlerinde, keskin aletlerle yapılan işlerde ve enfeksiyon nedenli yaraların bakımında oldukça dikkatli olmaları gerekmektedir. Ancak diabetin kalıcı bir tedavisi yoktur, sadece kontrol altına alınabilir.

Her iki tip diabet hastalığı da kalp rahatsızlıkları, kalp krizleri, körlük, karaciğer hasarları veya sinir sistemi bozuklukları gibi rahatsızlıklara neden olabilir. Kan şekerinin kontrol altına alınması bu kötü sonuçlardan korunmamızı sağlar.

Tedavi şekli diabetin tipine göre değişiklik gösterir. Her iki tipte de düzenli diet önemli bir role sahiptir. Kan şekerini belli sınırlarda tutmak için doktor tavsiyesinde uyulması gereken dietler vardır. Diabet hastalarının düzensiz beslenmeleri kan şekerinin ya çok düşmesine (hipoglisemi) ya da çok artmasına (hiperglisemi) neden olur. Diabet hastaları günün belirli saatlerinde kan örnekleri alarak şeker kontrolünü kendi kendilerine yapabilirler. Hatta bazı durumlarda idrar testi bile yeterli bir sonuç yaratabilir.


Bir Cevap Yazın